Şebnem Ferah'ın dönüşü
Müzik sektöründe olup da bir haftadır “Şebnem Ferah’a biletin var mı” sorusunu almayan var mı? Şebnem Ferah’ın yıllar süren derin sessizliğini bozup sahneye döneceğini açıklaması, sadece bir konser duyurusu değil “sosyal tsunami” etkisi yarattı.
Şebnem Ferah’ın 3 Haziran konserinin biletleri 40 dakikada içinde “yok” satarken, 27 Haziran İstanbul konser biletleri 10 dakika sonra bitti. 13 Haziran ve 21 Haziran İzmir konseri yazıyı yazarken satışa çıktı, bilin bakalım nasıl bitti: Hemen! Peki, nedir bu infialin asıl sebebi? Sadece özlem mi, yoksa çok daha derin bir mesele mi?
Bu bilet çılgınlığı, klasik bir “popüler kültür rüzgarı” olmaktan çok uzak. Ferah’ı Türkiye’nin ortak paydası haline getiren ve Türkiye turnesi açıklanmasının beklenmesinin nedenlerini sıralamak istedim.
Şebnem Ferah her zaman her yerde olan bir isim değil.
Aslında sessizliği şarkılarının gücünü korumasına neden oldu. Her ay şarkı çıkarmak zorunda kalan genç isimlerin yanında kataloğuyla, güçlü eserleriyle bekledikçe demlendi.
Konser bileti sırasına girenler sadece 90’ların “Kadın” albümüyle büyüyenler değil. Bugün Z kuşağı da onun şarkılarıyla melankoliye giriyor, onunla isyan ediyor.
Şebnem, kuşakları “Benim Adım Orman”da birleştirebilen nadir isimlerden.
Ve tabii ki performansının güçlü oluşu, onu sahne ile desteklemesi konser konusundaki beklentiyi katbekat artırıyor ve herkes orada olmak, o anı yaşamak, “oradaydım” demek istiyor.
Konsere sayılı gün kala bilet alamayanların sorularının en gerçek nedenlerinden biriyse arz-talep dengesinin bu denli bozulması, canlı performans sektörünün gerçek bir “ikon” açlığı çektiğinin kanıtı. Özetle, bu bilet infialinin bize hatırlattığı şey şu: Gerçek sanatçı, yokluğuyla bile gündemi belirleyebilendir.
Hâlâ bilet bulamayanlar içinse tesellimiz belli; Şebnem Ferah döndü, gerisi elbet gelir.