1955’te Nişantaşı’ndaki İngiliz Erkek Lisesi’ne giriyor. Müzik dünyasına bu dönemde adım atıyor: “Tommy Steel diye bir gitaristin hayatını anlatan filmi izledikten sonra arkadaşım Nedim Demirelli ile gitara âşık olduk. Bir hoca bulduk, öğrendik. Yalçın Kaya Tümay ile tanışıp hemen bir grup kurduk. Başta evde çalıyorduk. Kendimize ‘Şen Gençler’ diyorduk. 1960’ta beraber ‘Apaşlar’ grubunu kurduk. 1961’de Caddebostan Amatör Orkestralar Yarışması’na çıktık ve müzik hayatım başladı.”
SENE 1970ler- Erol Büyükburç, Cem Karaca, Mehmet Soyarslan, Yalçınkaya Tümay...
2-‘BU MÜZİK NEDEN TÜRKÇE YAPILMIYOR’
Dünyada da ‘rock’ müziğin yayılmaya başladığı yıllar... Mehmet Bey, “İlk ‘rock n roll’ parçalarını söyleyen grup ‘Bill Haley And His Comets’ti. Erol Büyükburç, İngilizce besteler yapıyordu. O zaman ‘Kardeşim bu müzik neden Türkçe yapılmıyor?’ diye düşünüyordum. 1963’te eğitim için Almanya’ya gittim. Ekonomi okumak için üniversiteye başladım. İkinci senenin sonuna doğru çok sıkıldım. Türkiye’de gitar çalıyordum, grubum vardı, çevrem vardı... Memleketimi özlüyordum.”
3-İLK KONSER TECRÜBESİ: BİZ YOK YOK SEYİRCİ YUH YUH DİYORDU
Soyarslan, 1965 yılında bir gitar ve amplifikatörle Türkiye’ye dönüyor: “Apaşları yeniden kurduk. O sıralarda Beatles çıkmıştı; şarkıları fırtınalar estiriyordu. Derken bir gün Ahmet Tuzcuoğlu ‘Tam size göre birini getireceğim’ dedi. Boylu, poslu bir delikanlı geldi; Cem Karaca. Muhteşem bir ses, Cem’de ne aradıysak bulduk. 1967’nin Hürriyet Altın Mikrofon Yarışması’na hazırlanıyorduk. FİTAŞ’ta amatör gruplarla bir konser verdik. Ses sistemi berbat olduğundan ‘Emrah’ şarkısını ‘yok yok’ diye söylerken, izleyici ‘yuh yuh’ diyordu. Çok moral bozucuydu ama yılmadık.”
4-ANADOLU ROCK SONRADAN DENDİ
Hürriyet Altın Mikrofon Yarışması’nı kazanınca Anadolu turnesine katılıyorlar. Bu turne onlara popülarite kazandırıyor: “Anadolu rock kelimesi sonradan çıktı. Bizim zamanımızda ‘Türkçe popüler’ müzik denirdi. Dünyada Beatles varsa burada da biz varız! ‘Kendi bestelerimizle neden dünya çapında olmayalım?’ diye hayıflanarak repertuvar oluşturduk. Bir Almanya turnesi oldu. Türk işçilerin olduğu şehirleri gezdik. İnsanlar müziğimizi anlıyor ve seviyordu. Müzikteki sözlerin çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyor ve buna çok dikkat ediyorduk. Ben şu anda bir sürü şarkı dinliyorum, birçoğu ne diyor anlamıyorum!” İlk plaklarını Altın Mikrofon basıyor.