RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI NASIL YAZILDI
Sonra Almanya’da bir Türk şirketi ile anlaşıyorlar. Bu dönemin parçalarından Resimdeki Gözyaşları’nın hikâyesi: “Ölüm olayını merak ediyordum; ölünce dünyadakilerle temas olacak mı? Şarkıyı bunu düşünerek yazdım; ‘Bir gün belki hayattan, geçmişteki günlerden, bir teselli ararsan bak o zaman resmime...’ Bir ölünün ağzından sevgilisine sesleniyor ama bunu kimse anlamadı (gülüyor)! Şarkı bir aşk hikâyesi gibi dinlenildi. Cem muhteşem söyledi. Sonra ‘Mehmet 100 yılın bestesini yapmış’ demişti.’ 1997’de Ağır Roman filmiyle yeniden popüler oldu. Dinlediğimde iyi ki yapmışım diyorum (duygulanıyor).”
SİNEMAYA DÖNÜŞ
Soyarslan, 1970 yılında sahne hayatını bırakıyor: “Cem’in sol gruplarca çok desteklendiği ve o tür parçalar istediği dönemdi ama ayrılık sebebimiz benden kaynaklandı. Şarkıları yapıyorduk ama o zamanlar Türkiye’de ne telif hakkı ne meslek birliği vardı. Dedem vefat edince, aile işi ‘filmci’ olduk. Tabii filmci olmak demek müziği ve söz yazarlığını bırakmak demek değil; projeler üretmeye devam ettim. Cem’le dostluğumuz sürdü.”
Soyarslan son yıllarda Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) Başkanı olarak da sinema için çalışıyor.
7-SALONDA SESSİZLİK İYİDİR ÖKSÜRÜK BAŞLARSA FİLM YATAR
Sinemacılık yılları nasıl geçmiş? Soyarslan: “1970’lerden itibaren yurtdışından filmler getirdim, afişleri güzelleştirdim. İlgi çoktu. Halkın neleri beğeneceğine aşinaydım. Bir filmin ilk seansına girer seyircilerin arasında onların hissettiklerini hissetmeye çalışırdım. Salonda sessizlik iyiye işaretti. ‘Seyirci ilgiyle izliyor’ derdik ama öksürük sesleri başlarsa o zaman iş kötüye gidiyor demekti. Antraktta dışarı çıkanların bir kısmı gelmezse ‘Eyvah, bu film yattı!’ derdik. Salonda güçlü kahkaha koptu mu ya da alkış yükseldi mi nasıl keyiflenirdik, bilemezsiniz...”🙄