PARA SIKINTISI
Paşa ve arkadaşları, Anadolu’ya geçtikten kısa bir süre sonra para sıkıntısı çekmeye başlarlar.
Ankara yolculuğuna çıkarken, Mazhar Müfit şöyle yazar:
“Bütün paramız yol için 20 yumurta, bir okka (1300 gram) peynir ve 10 ekmeğe yettiğinden bunları aldırdık.”
İşte, Millî Mücadele yolculuğu, bu sıkıntılı koşullarda gerçekleşir.
Ayrıca, Padişah’ın çıkarttığı isyanlar vardır.
Ancak atılan ok yaydan çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancıları başlamıştı.
Engellere, nankörlüklere, hainliklere ve yokluklara rağmen...
SON BAYRAMI
Nutuk’ta, “1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım...” diye başlar...
Son sayfada, şu sözler yer alır:
“Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”
Bu sözleri okurken, sesi titrer ve gözleri nemlenir...
Çünkü en büyük eseri Cumhuriyet’i, gençlere emanet ediyordu.
Atatürk, 19 Mayıs’ı, bayram olarak gençlere armağan eder.
9 Mayıs 1938… Bayram kutlamalarını izliyor.
19 Mayıs 1938...
Lider, Samsun’a çıkışının 19’uncu yıldönümünde, Ankara Stadyumu’nda milletinin huzurundadır.
Kutlama sonrası, lider, stadyumu tıklım tıklım dolduran halkın sevgi gösterisiyle uğurlanır.
Farkında değildi ama bu, Ankaralılara bir vedaydı...
GENÇLERE VASİYETİ
27 Mart 1937’de, Ankara Halkevi’nde Bursalı gençlere duygusal bir konuşma yapar:
“Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları!
Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz! Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği amaca, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”
Gençler!
Umudunuzu hiç kaybetmeyin...
İdama mahkûm edildiğinde 39 yaşında olan o kahraman, umudunu bir saniye yitirseydi, hiçbirimiz olmazdık...
Atatürk demek; umut, umut, umut demektir.
Atatürk sizindir...
Biz nankörlük ettik...
Siz etmeyin...
“İnsan Türk olur da nasıl Kemal Paşa’dan yana olmaz?” der, Yakup Kadri Karaosmanoğlu...
Evet, insan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?🤨