çarpıcı tablo ise Batı’da.
Amerika’da Arizona Üniversitesi Edebiyat Bölümü, Nazım Hikmet’in “Severmişim Meğer”şiirini öğrencilere okutuyor. Çocuklara “Sen neyi sevdiğini ne zaman fark ettin?” diye sorduruyor.
Amerika’da öğretmenlere kaynak olarak Orhan Veli, Orhan Pamuk, Nazım Hikmet ve Mevlana, Türkiye’yi anlatmanın kapıları olarak sunuluyor. BookRags gibi öğretmen kaynaklarında The Essential Rumi için ortaokul ve lise düzeyine uygun ders planları hazırlanıyor.
İngiltere’de Elif Şafak’ın Kayıp Ağaçlar Adası, lise düzeyi İngiliz edebiyatı listelerine giriyor. Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sı İngiliz ve Amerikan okul okuma listelerinde yer alıyor. Amerikan öğrencisine 1590’ların İstanbul’u, Osmanlı minyatürü, sanat, iktidar, din ve estetik tartışması anlatılıyor.
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı İngiltere’de Penguin raflarında, Guardian sayfalarında, Almanya’da Die Madonna im Pelzmantel adıyla okurun elinde. Raif Efendi ile Maria Puder’in hikâyesi Avrupa’da yeni kuşakların kalbine dokunuyor.
Zülfü Livaneli’nin Serenad’ı, İngilizceye Serenade for Nadia adıyla çevriliyor; Struma faciası, Yahudi mülteciler, savaş ve vicdan üzerinden dünya okuruna ulaşıyor.
Yaşar Kemal’in İnce Memed’i, Çukurova’dan yükselen evrensel adalet arayışı olarak Fransa, İspanya, Almanya, İsveç’te liselilere okunuyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Batı akademisinde modernleşme sancımızı, bürokrasinin absürtlüğünü, toplumun kendine yabancılaşmasını anlatan büyük metinlerden biri sayılıyor.
Yani onlar Mevlana’yı, Nazım’ı, Pamuk’u, Şafak’ı, Sabahattin Ali’yi, Livaneli’yi, Yaşar Kemal’i, Tanpınar’ı çocuklarına ve gençlerine dünya edebiyatı diye gösteriyor. Biz kendi çocuklarımızı Victor Hugo’dan korumaya çalışıyoruz.
O yüzden mesele Pendik’teki bir müdür meselesi değil.
Eğer bir ülkede eğitim sistemi felsefeden, farklı bir din yorumundan, bir romandan, bir dünya klasiğinden korkuyorsa; o ülke 19 Mayıs’ı sadece tören olarak kutluyordur, ruhunu anlamıyordur.
Atatürk’ün Hasan Âli Yücel’in cevabında gördüğü gelecek şuydu...
Kurtarıcı aramayan, kendi aklıyla ayağa kalkan nesiller.
Kendi çocuklarının zihninden korkmayan, onlara yasaklar değil kitaplar seren bir Türkiye dileğiyle...…🤫