PARAŞÜTLÜ KEDİ OPERASYONU
KEMİRGENLER yüzünden insana bulaşan Hantavirüs bu aralar dünyanın sıcak gündemlerinden biri.
Aslında bu tip salgınlar çoğu zaman insanın doğanın dengesini bozması, habitatı değiştirmesiyle ilintili oluyor.
Mesela 1950’lerin sonunda benzer bir felaket Güneydoğu Asya’daki Borneo Adası’nda yaşanmış.
O dönemde Dünya Sağlık Örgütü, adadaki sıtma sorununu çözmek için sineklere karşı güçlü bir savaş başlattı. Ellerindeki en güçlü silah zehirli böcek ilacı DDT idi. Tarlalar, sokaklar, nehir kenarları bu zehirle “temizlendi”.
Ancak bu işlem sadece sinekleri öldürmekle kalmadı adadaki kediler için de bir katliama yol açtı.
Ortalıkta kedi olmayınca kısa süre sonra adayı fareler sardı. Tabii ki bu, daha büyük bir salgına giden en kestirme yoldu.
Bunun üzerine Mart 1960’ta Dünya Sağlık Örgütü belki de tarihin en enteresan sağlık operasyonu gerçekleştirdi.
İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar Borneo Adası’nın üzerinden adaya paraşütle kedi attılar. Tarihe “Kedi İndirme Harekâtı” diye geçen bu operasyonla adadaki fare popülasyonu azalıp salgın felaketinin önüne geçilmiş oldu.
Türkiye’deki kedi sevgisinin buna benzer tarihi, kültürel bir arka planı olduğunu düşünüyorum.
Avrupa’da cadılık, büyücülük bazen de kıskançlık dolayısıyla büyük kedi katliamları yaşanırken bizim coğrafyamızda kediler hep doğal bir muhafız, dost olarak görülmüş.
18. yüzyılda Avrupa’yı vuran önemli salgınların bizi aynı derecede etkilememesi bununla bağlantılı görülüyor.
Bugün hâlâ Avrupa sokaklarında dolaşırken kedi görmeniz çok mümkün değil.
Oysa şu anda Türkiye’nin uluslararası alandaki belki de en etkili yumuşak gücü, sokak kedileri. Bunu, Anadolu kültürünün yüzyıllardır koruduğu mirasa borçluyuz. Kıymetini bilmek lazım.