Bir dönem İstanbul’dan kaçmanın adı İzmir’di
İSTANBUL’un trafiğinden, büyüklüğünden, kalabalığından, kaosundan kaçanların bir İzmir hayali vardı.
Daha sakin bir hayat; kısa mesafeler...
Pandemiden sonra bu hayal daha da büyüdü.
Evden çalışma modelleri, hibrit sistemler, “Ofise haftada bir geliriz” cümleleri derken İstanbul’dan Ege’ye doğru görünmez bir göç başladı.
Ve en büyük dalga İzmir’e vurdu.
Bir arkadaşım geçen gün şöyle dedi: “Eskiden İstanbul’da trafikten sıkılıp İzmir’e gelirdik. Şimdi İzmir’de trafikten sıkılıp nereye kaçacağımızı bilmiyoruz.”
İzmir artık eski İzmir değil.
Bunu sadece rakamlarda değil, gündelik hayatın ritminde hissediyorsunuz.
Eskiden Alsancak’ın ara sokaklarında yürümek bir şehir ritüeliydi.
Kordon’da acele etmeden dolaşılırdı.
Karşıyaka’dan vapura biner, kısa sürede Göztepe’ye geçerdiniz.
Şimdi günün hangi saatinde yola çıkarsanız çıkın, yoğun bir trafik sizi bekliyor.
İSTANBUL’un trafiğinden, büyüklüğünden, kalabalığından, kaosundan kaçanların bir İzmir hayali vardı.
Daha sakin bir hayat; kısa mesafeler...
Pandemiden sonra bu hayal daha da büyüdü.