Fotoğrafların yalnızca estetik yönüyle değil, tarihi ve toplumsal izleriyle de dikkat çektiğini ifade eden Tönel, "Antik Yunan’dan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte rögar kapakları yalnızca teknik bir nesne değil, aynı zamanda günlük yaşamın tanığı olmuş. Antik dönemde benzer kapakların, insan yaşamını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı biliniyor" ded
Rögar kapaklarının toplumların kültürel hafızasını taşıyan objeler olduğunu kaydeden Tönel, şunları söyledi:
"Rögar kapaklar benim için; alt ve üstün, kayboluşun, pandoranın, ötekinin, geleceğin, büyünün, gizemin geri dönüştürülmüş haldeki kapıları gibi. Bu eserler gerçekten çığır açıcı olabilir. Rögar kapakları yalnızca mühendislik ürünü değil, aynı zamanda toplumların sosyal yapısını da yansıtan objeler. Farklı şehirlerdeki rögar kapaklarının çeşitliliğine rağmen ‘altındaki dünyanın eşit’ olduğunu söyleyebiliriz. Kapaklar, üzerindeki semboller, yazılar ve işaretlerle de şehirlerin kimliğini taşıyor."
Türkiye’de eski dönemlere ait rögar kapaklarının önemli bir kültürel değer taşıdığına dikkat çeken Tönel, 1930’lu yıllardan kalan bazı örneklerin müzayedelerde satıldığını belirtti. Osmanlı döneminden kalan rögar kapaklarının Topkapı Sarayı’nda bulunduğunu ifade eden Tönel, günümüzde ise standartlaşmanın ön plana çıktığını söyledi.