Havalar ısındıkça menüler de hafifler, renklenir
Yaz ayları geldiğinde İtalya’da mutfak tamamen değişir. Kışın yoğun sosları ve uzun pişen yemekleri, yerini güneşin olgunlaştırdığı sebzelere, taze otlara ve deniz ürünlerine bırakır. Bir İtalyan şef için yaz menüsü hazırlamak, tarif düşünmekten çok pazarda o gün en iyi görünen ürünleri seçmek anlamına gelir.
İtalyan mutfağı tek bir mutfak değil, adeta 20 farklı bölgenin ayrı ayrı yazdığı büyük bir gastronomi kitabıdır. Yaz ayları geldiğinde İtalya’da mutfak tamamen değişir. Mayıs ayından başlayarak restoranların menüleri daha hafif, daha renkli ve daha ferah hale gelir. Kışın yoğun sosları ve uzun pişen yemekleri, yerini güneşin olgunlaştırdığı sebzelere, taze otlara ve deniz ürünlerine bırakır. Bir İtalyan şef için yaz menüsü hazırlamak, tarif düşünmekten çok, pazarda o gün en iyi görünen ürünleri seçmek anlamına gelir.
Mayıs ayında ilkbaharın son ve yazın ilk ürünleri tezgâhlarda yerini alır. Kuşkonmaz, taze bezelye, bakla, enginar ve kabak çiçeği bu dönemin yıldızlarıdır. Özellikle Lazio ve Toskana bölgelerinde restoranlar bu sebzelerle çok sade ama zarif tabaklar hazırlar. Zeytinyağı, birkaç taze ot ve iyi bir peynir çoğu zaman yeterlidir.
Haziran ayında yazın gerçek karakteri ortaya çıkmaya başlar. Domatesler tatlanır, fesleğen yoğun bir aroma kazanır, kabak ve patlıcan bolluğu başlar. Liguria’da fesleğen en güzel dönemine girer ve pesto yapımında kullanılır. Campania’da San Marzano domatesleri ve bufalo mozzarella sofraların vazgeçilmezi olur. Güneyde menüler artık daha canlı, daha parlak ve Akdeniz ruhunu yansıtan tabaklarla doludur.
Temmuz ayında İtalya’nın pazarlarında adeta bir renk patlaması yaşanır. Kırmızı domatesler, mor patlıcanlar, sarı kabak çiçekleri, yeşil fesleğen ve parlak limonlar her yerde görülür. Bu dönemde özellikle Puglia ve Sicilya mutfakları en güçlü dönemini yaşar. Patlıcan, kabak, biber, kapari, badem ve taze deniz ürünleri yaz menülerinin temelini oluşturur. Tabaklar hafif ama aromatik, sade ama karakterlidir.
Ağustos ayında İtalya’nın birçok şehrinde hayat biraz yavaşlar. İnsanlar sahil kasabalarına gider, restoranlar daha rahat bir atmosfere bürünür. Menülerde günlük avlanan balıklar, ahtapot, karides, midye ve taze otlarla hazırlanan tabaklar öne çıkar. Sardunya ve Sicilya bu dönemde deniz ürünleri açısından en zengin bölgeler arasındadır. Limon, portakal ve yerel zeytinyağları yemeklere ferah bir denge kazandırır.