İçimiz yanıyor farkında değiliz
GEÇTİĞİMİZ hafta “kalbimizde bir yangın var” demiştik. Peki gerçekten mesele sadece kalp mi? Yoksa bu yangın, sessizce tüm vücudumuzu -beynimizi, damarlarımızı, hatta ruh halimizi- sarmış da biz hâlâ farkında değil miyiz?
Aslında tıpta kronik enflamasyon dediğimiz şey tam olarak bu: sönmeyen, kontrol altına alınamayan bir yangın hali. Normalde enflamasyon vücudun savunma mekanizmasıdır; bir yara olduğunda gelir, temizler ve çekilir. Ama bazen bu süreç durmaz. Yangın söndürülmez, aksine için için yanmaya devam eder. Üstelik çoğu zaman ortada bir mikrop bile yoktur. Vücudun kendi iç sinyalleri -fazla yağ dokusu, serbest yağ asitleri, metabolik bozukluklar- bu yangını sürekli besler.
BİRÇOK HASTALIĞI TETİKLİYOR
Bu yangın, sadece bir tetikleyici olmakla kalmaz, aynı zamanda birçok hastalığın seyrini kötüleştiren, hatta onları alevlendiren bir faktör haline gelir.
DEPRESYON
Son yıllarda adeta bir mutsuzluk salgını var, herkes depresyonda. Peki size bunun da kaynağının kronik inflamasyon olduğunu söylesem? Modern dünyanın büyük şehirlerinde kaçınılmaz hale gelen yangı körükleyicilere sürekli maruz kalmamız ruh halimiz üzerinde sandığımızdan çok daha büyük bir rol oynuyor. Nasıl mı? Vücuttaki yangın beyin bariyerini aştığında, beynin kendi bağışıklık hücreleri olan mikrogliaları aşırı uyarır. Bu durum, kynurenine yolunu aktive ederek mutluluk hormonu serotoninin tükenmesine ve depresyona yol açıyor.