Masal gibi bir aşk
Hollywood’un yıllara meydan okuyan yıldızlarından Michelle Pfeiffer ile yeni dizisi “The Madison” için bir araya geldik. Ünlü oyuncu uzun yıllar sonra televizyona dönüşünü ve Kurt Russell’la 38 yıl sonra yeniden kamera karşısına geçmenin heyecanını samimi bir dille anlattı.
* Hayatınızda sizi dengede tutan kişi kim ya da size bu hissi veren şey ne?
- Eşim David ve çocuklarım. Anne olduğumdan beri hayatımda bir denge bulduğumu düşünüyorum. Oyuncu olmak, insanı sürekli kendi içine bakmaya, kendini adeta dışarıdan izleyip incelemeye zorluyor. O yüzden hayatınızda sizi kendi narsist dünyanızdan çıkaran bir şeyin olması gerçekten büyük bir rahatlama. Ve bu, hayata bambaşka bir anlam katıyor.
* Sizde narsisizm hayal edemiyoruz...
- Yani bu işin doğasında var, biliyorsun. İnsanın içinde bir miktar narsisizm olması gerekiyor. Sonuçta kendinizi sürekli ekranda izliyorsunuz. Her şey sizinle ilgili oluyor. İnsanlar sürekli hakkınızda konuşuyor, bir şeyler söylüyor. Bir de canlandırdığınız karakterle bağ kurmaya çalışıyorsunuz. Bu da sizi çoğu insana göre daha fazla içe bakmaya, kendinizi sorgulamaya itiyor. Bazen bu durum sağlıklı olmayan bir noktaya da kayabiliyor.