TOLSTOY VE KOVBOY
EPEYDİR dolanıp duruyor etrafta şu söz:
“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya biri yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.”
Güya Tolstoy söylemiş bu sözü. Ama yalan. Yok Tolstoy’un böyle bir sözü.
Zaten olamaz da.
Çünkü Tolstoy’un yazdığı muhteşem romanların hiçbiri...
Birinin yolculuğa çıkması ya da şehre bir yabancının gelmesiyle başlamaz.
Bu söz sadece kovboy filmleri için geçerli olabilir.
Çünkü izlediğim iyi ya da kötü kovboy filmleri genellikle şöyle başlar:
Ya kasabaya bir yabancı gelir ya da bir kasabalı uzaklara doğru yola çıkar.
KILIÇDAROĞLU YANLIŞTI AMA STRATEJİSİ DOĞRUYDU
STRATEJİSİ şuydu Kılıçdaroğlu’nun:
- DEM Parti’yi kendi şemsiyesi altında tutmak.
- Saadet Partisi gibi ağır muhafazakar bir partiyle ortaklaşmak.
- Babacan ve Davutoğlu gibi AK Parti’nin iki önemli ismiyle beraber hareket
etmek.
Böylece Kürtlerin, ağır muhafazakarların, AK Parti’den kopup gelmişlerin, sağın desteğiyle iktidara yürüyecekti.
Olmadı, çünkü adaylığını dayatması yanlıştı ama stratejisi doğruydu.
Bugünse Kılıçdaroğlu’nun doğru stratejisinin izi tozu bile kalmadı.
- Terörsüz Türkiye’den sonra DEM, yine CHP’nin peşine takılır mı? Belirsiz.
- Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun durumu net: İkisi de sürekli CHP’ye saydırıyor.
- Bu saatten sonra Saadet Partisi’nin CHP ile yan yana gelmesi çok zor gibi.
Biliyorum, CHP’nin son günlerde başı belada, çok sorunu var.
“Yalnızlaşmayı” da bu sorunlara eklemek gerektiğini söylesem fazla mı gaddar davranmış olurum acaba?😐