Çin’den beklenen haber gelmedi
Birkaç aydır borsaları yukarı taşıyan gelişmelerin başında, ‘Ortadoğu’da barış umudu’ geliyordu. Bu nedenle gözler, ABD-Çin görüşmelerindeydi. Ancak Trump’ın Çin ziyaretinden beklenen haber gelmeyince borsalarda kâr satışları gözlendi. ‘Ne olacak da borsalar yukarı dönecek’ sorusunun cevabı aranmaya başlandı. Düşüş hareketinin başladığı seviyelerde yapılacak alımlar verimli olmayabilir. Gündem ile birlikte teknik verilerin de dikkate alınmasında yarar var.
BORSALARDAKİ çıkış hareketi kâr satışlarıyla karşılaştı. Piyasaları taşıyacak yeni gündem ve beklenti oluşmayınca, borsalardaki kazançların bir kısmı geri verildi. İç gündemde Merkez Bankası’nın (TCMB) bu yılki ikinci enflasyon raporu sunumu vardı. Beklendiği üzere, 2026 yılı enflasyon hedefi yukarı yönlü revize edildi. Yüzde 24’e çekilen hedef ile ‘sıkı para politikasına devam’ öngörüleri kuvvetlenmiş oldu. Gerçi bu durum, son TCMB toplantı metninde de vurgulanmıştı. Piyasalar enflasyon tarafındaki bu gelişmeleri ‘faizler bir süre daha yüksek kalacak’ şeklinde okudu. Sıkı para politikası ve yüksek faizle talebin baskılanması yani talep enflasyonu ile mücadele hedefleniyor. Ancak savaş ile artan enerji fiyatları maliyet enflasyonunu da artırmış durumda. Eşel mobil biraz koruma sağlıyor fakat petrol fiyatları düşmezse maliyet enflasyonu bir süre daha etkili olacak. Bu bakımdan sıkı para politikasına rağmen enflasyon ile mücadele biraz daha zorlaşacak gibi görünüyor.
İYİ BİLANÇO BULMAK ZOR
Enflasyon yüksek ise faiz de yüksek kalacak demektir. Borsaların en ciddi rakiplerinden biri de faiz. Sadece borsa değil, reel ekonomi için de yavaşlatıcı yönde bir baskı unsuru. Diğer yandan 03/2026 dönem bilanço sonuçları hisse bazlı hareketliliğini kısıtlayan bir gelişme oldu. Beklendiği üzere, zayıf bir performans gözlendi. Reel ekonomideki yavaşlama mikro bazda şirket bilançolarına da yansıdı. Borsaları taşıyan, kârlı canlı şirketlerdir. Hisse fiyatlamalarında en önemli referanslardan biri de şirket bilançoları olarak bilinir. Borsa şirketlerinin araştırma bölümleri bu dönem iyi bilanço bulmakta zorlandılar. Döneme özgü olarak enerji hisseleri ile birlikte perakende, gıda ve savunma sektörleri öne çıkmış durumda.
Son birkaç aydır piyasalarda risk iştahını artıran borsaları yukarıya taşıyan gelişmelerin başında ABD-İran arasındaki savaşın bitmesi ve barışın sağlanması umudu geliyordu. Bunun için de ABD-Çin görüşmelerine fazlaca anlam yüklenmişti. Ancak geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyaretinden beklenen haber gelmedi. İçeride ve dışarıda piyasada olumlu fiyatlamaya konu olacak gelişmeler olmayınca borsalarda kâr satışları gözlendi. ‘Şimdi ne olacak da borsalar yukarı dönecek’ sorusunun cevabı aranmaya başlandı. ABD-İran arasında bir anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla petrol fiyatlarında geri çekilme piyasalar üzerinde doping etkisi yapabilir. Ancak bu yönde en azından şimdilik bir sinyal gelmiş değil. Veya borsalardaki geri çekilme önemli destek noktalarına gelecek ve alım fırsatı yaratacak. Borsa İstanbul’un dip yaptığı noktalara bakılınca henüz oralara çekildiğini söylemek de zor. Bu gelişmelere bağlı olarak küresel borsalarda düşüşler hakim.