Türk mutfağı tek bir tabağa sığmaz
Türk mutfağını dünyaya anlatmak zor. Çünkü onu tek bir tabakla anlatmanız imkânsız.
İtalya dendiğinde pizza ve makarna öne çıkıyor. Japonya dendiğinde sushi, Meksika dendiğinde taco, Fransa dendiğinde soslar ve fine dining hafızası akla geliyor.
Peki Türk mutfağı? Kebap mı, baklava mı, dolma mı, zeytinyağlı mı, mantı mı, keşkek mi, tarhana mı, lahmacun mu, saray mutfağı mı, Anadolu köy mutfağı mı?
İşte mesele tam burada başlıyor. Türk mutfağının dünyaya anlatılmasını zorlaştıran şey aslında onun eksikliği değil, fazlalığı. Tek merkezli değil. Tek ürünlü değil. Tek sesli hiç değil.
Bu mutfak bir şehrin, bir ürünün, bir sarayın ya da bir tekniğin etrafında kurulmuş değil. Anadolu’nun farklı iklimlerinin, göçlerinin, üretim biçimlerinin, inançlarının, ritüellerinin, kıtlıklarının, bolluklarının, bayramlarının, yaslarının ve aile sofralarının toplamından oluşuyor.
Yani Türk mutfağı sade bir cümleyle anlatılabilecek kadar küçük değil.
Çünkü bu mutfak bir imparatorluk hafızası taşıyor. Ama aynı anda bir köy evindeki kadar da yerel kalabiliyor.
MESELE KENDİMİZE HATIRLATMAK DEĞİL
21 Mayıs’ta beşincisi başlayan Türk Mutfağı Haftası’nı yalnızca “kendi değerlerimizi yeniden hatırlıyoruz” diye okumak eksik olur.
Evet, bu tarafı var. Elbette kendi mutfağımıza yeniden bakmamız, yerel ürünlerimizi, tariflerimizi, üreticilerimizi, coğrafi işaretli değerlerimizi hatırlamamız önemli.
Ama asıl mesele bunun ötesinde.
Türk Mutfağı Haftası, Türkiye’nin mutfağını her yıl belirlenen bir tema üzerinden dünyaya anlatma çabasıdır. Yani bu yalnızca içeriye dönük bir kutlama değil; dışarıya dönük bir kültürel diplomasi hamlesidir. Ve artık bu yıl itibarıyla bu kutlama büyükelçiliklerimizde sadece bir hafta ile sınırlı kalmayacak. Tüm yıl boyunca verilen davetlerde ya da düzenlenen organizasyonlarda ikram teması hep aynı olacak. Yani verilmek istenen mesaj insanların kafasına “kazınacak”.
Bir ülkenin mutfağı, bazen en güçlü tanıtım dilidir. Çünkü yemek, bayrak gibi, müzik gibi, mimari gibi bir kimlik taşır. Hatta çoğu zaman onlardan daha hızlı temas eder. Bir tabak yemek, bazen bir ülke hakkında yüzlerce cümleden daha fazla şey anlatır.