SİLİVRİ’DEN YÖNETİLİYOR
CHP, bu süreci hasar almadan atlatabilirdi. Bunu sağlayacak kişiler ise Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Ancak CHP’de iki başlı değil, üç başlı yapı var. CHP, Özgür Özel tarafından yönetilmiyor. CHP, Silivri’den yönetiliyor. CHP’de son söz sahibi Özgür Özel değil, Ekrem İmamoğlu.
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir diyalog kuruldu. İlk telefon görüşmesi gerçekleşti. Ancak Ekrem İmamoğlu yeni sürecin kendisini devre dışı bırakacağını görüp müdahale etti. Masayı devirdi.
1. Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’le görüşerek bu süreci diyalog içinde yürütme kararındaydı.
2. Mutlak butlan kararı çıktığı anda Özgür Özel, izleyeceği stratejiyi belirlemek üzere kurmaylarıyla toplantıya geçti.
Özgür Özel’in kriz toplantısı sürerken, Ekrem İmamoğlu’ndan direniş çağrısı yapan açıklama geldi. Ekrem İmamoğlu, avukatları aracılığıyla Özgür Özel’e direniş kararını bildirdi. Artık Özgür Özel’in bir politika belirlemesinin imkânı kalmamıştı.
3. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılan telefon görüşmesi ile diyalog umudu doğdu. Ama Ekrem İmamoğlu direniş konusunda kesin kararlıydı. İstanbul İl Örgütü’ne Gürsel Tekin çağrı heyeti olarak atandığında da Özgür Çelik ile bir araya gelmek üzerine anlaşmışlardı. O zaman da Ekrem İmamoğlu devreye girerek “direniş” kararı almıştı.
DİYALOG UMUDU
4. Özgür Özel bunun üzerine üst üste hamleler yaptı. Milletvekillerini Genel Merkez’de toplayıp kendisini “Grup Başkanı” seçtirdi. Bu durum Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kabul etmiş oldu şeklinde yorumlandı. Kemal Kılıçdaroğlu da ironik bir dille “Özgür Bey’e yeni görevi hayırlı olsun” dedi.
5. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikinci kez görüşmesi beklenirken; Özgür Özel, “40 gün içinde olağanüstü kurultay kararı alırlarsa o taktirde görüşürüm” diye açıklama yaptı.