BİR KAŞIKTA HEM FRANSA HEM İTALYA!
Bir kaşıkta hem Fransız saray mutfağını, hem İtalyan Rönesansını, hem de Beyoğlu’nun eski pastane kokusunu hissettiren bu tatlı, İstanbul’da zamanla sadece bir yeme içme ürünü olmaktan çıkıp bir şehir sembolüne dönüştü. Bu dönüşümün başlangıcı ise 16. yüzyıla uzanıyordu. Profiterolün temelini oluşturan 'choux' hamuru, ilk olarak İtalya’da Rönesans döneminin saray mutfaklarında geliştirilen hafif bir hamur tekniğine dayanıyordu. O dönemde amaç, uzun süre dayanabilen, hafif ama hacimli hamur ürünleri yaratmaktı. Bu teknik daha sonra Fransa’ya taşındı ve burada büyük bir dönüşüm geçirdi. Fransız pastacılar, choux hamurunu yalnızca tuzlu tariflerde değil, tatlı dünyasında da kullanmaya başladı. Böylece bugün bildiğimiz modern profiterolün temelleri atılmış oldu. 18. yüzyıla gelindiğinde profiterol adı, küçük ve içi dolgulu hamur toplarını tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Ancak bu aşamada ürün hâlâ tatlı kimliğini tam olarak kazanmış değildi; çoğunlukla tuzlu garnitür olarak servis ediliyordu.😐