2 yıldızın ötesi...
Türk mutfağının teknik derinliğini dünya standardında anlatan Fatih Tutak’ın TURK’ü 3 Michelin yıldızına yürüyor. Çünkü 3 Michelin yıldızına giden yol sadece kusursuz yemek yapmaktan değil, insanın zihninde yer eden bir dünya kurabilmekten geçiyor.
TURK Fatih Tutak bugün artık yalnızca iyi bir restoran değil. Kendi mutfak dilini kurmuş, Türkiye’yi dünya gastronomisinin merkezine taşımaya çalışan güçlü bir anlatı. Ve açık söylemek gerekirse geçen günlerde yaptığım ziyaretin ardından, Fatih Tutak’ın artık 2 Michelin yıldızının ötesine yürüdüğünü düşünmemin nedeni tam olarak da bu. Çünkü Michelin’de 2 yıldızla 3 yıldız arasındaki fark çoğu zaman sadece teknik mükemmeliyet değil.
3 yıldızlı restoranlar artık bir destinasyona dönüşüyor. İnsanlar o restoran için seyahat planlıyor, bir deneyim yaşamak istiyor.
Deneyim daha kapıda başlıyor. İlk olarak Avlu’ya alınıyorsunuz. Çok şık ama gösterişsiz bir alan. Ortada bir ateş yanıyor. İlk lokmalar burada geliyor, ilk yudum burada içiliyor. Daha ilk dakikada klasik fine dining’in steril mesafesi kırılıyor. Sonra ana salona geçiliyor. Asıl hikâye burada kuruluyor. Gecenin sonundaysa misafirler mutfağa alınıyor. Tatlılar mutfakta servis ediliyor, şeflerle sohbet başlıyor. O ana kadar kontrollü ilerleyen deneyim bir anda ev hissine dönüşüyor. Fatih Tutak bunu ‘Üç perde’ olarak adlandırıyor.😒