Boğaz’da yeni nesil bir balıkçı
İstanbul’da balık restoranı açmak kolay değil. Bu zorlu alanda şimdi yeni bir girişim var: Kuruçeşme’de açılan Goyo Seafood... Şef Murat Taşdemir şaşırtıcı ama denediğinizde yabancı gelmeyen tabaklar hazırlıyor, mekân da yalnızca yemek yiyip çıkılan değil, Boğaz’ın merkezinde vakit geçirmek isteyeceğiniz bir yaşam alanı.
İstanbul’da balık yalnızca yemek değildir; bir alışkanlıktır, ritüeldir, hatta hafızadır. İnsanlar lakerdanın iyisini, lüferin hangi ayda yeneceğini, sofraya önce neyin konması gerektiğini bilirler. O yüzden İstanbul’da yeni bir deniz ürünleri restoranı açmak yalnızca iyi yemek yapmak değil, yıllardır oturmuş bir kültüre yeniden cümle kurmaya çalışmaktır.
Kuruçeşme’de yeni açılan Goyo Seafood tam da bu zor alanın içine giriyor. Boğaz’ın en güçlü manzaralarından birinin tam karşısında. Klasik İstanbul balıkçısını bire bir tekrar etmek yerine onu daha çağdaş, daha rafine ve daha şehirli bir çizgiye taşımaya çalışıyor. İşin arkasında İstanbul yeme-içme sektörünün deneyimli isimlerinden Serkan Koca var. Koca’nın anlattıkları bugün restoran dünyasının nasıl dönüştüğünü de özetliyor. Ona göre artık iyi yemek tek başına yetmiyor. İnsanlar yalnızca doymak için değil, iyi hissetmek için dışarı çıkıyor. Atmosfer, servis dili, müzik, ışık, manzara, masanın enerjisi... Hepsi artık tabağın bir parçası haline geliyor.
Goyo’nun farkı da biraz burada başlıyor. İçeride yalnızca masa düzeni değil, yaşayan bir sosyal alan hissi var. Toplantı odaları, farklı kullanım alanları ve günün farklı saatlerine yayılan bir akış düşünülmüş. Serkan Koca’nın deyişiyle amaç insanların yalnızca yemek yiyip çıktığı bir yer değil, Boğaz’ın merkezinde vakit geçirmek isteyecekleri bir yaşam alanı yaratmak olmuş.
Sübye salatası