Boyun ve sırt ağrılarında fizyoterapinin yeri
Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum... Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu, huzurlu ve sağlıklı bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum... Bu hafta köşe konuğum Fizyoterapist ve Pelvik Taban Terapisti Öykü Eylem Fendal oldu. Kendisiyle günümüzün en büyük sorunlarından biri olan boyun ve sırt ağrılarını, fizyoterapinin bu süreçteki rolünü konuştuk...
Günümüzde masa başı çalışma, uzun süre telefon ve bilgisayar kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve stres; boyun ve sırt ağrılarını toplumun en sık karşılaştığı sağlık sorunlarından biri haline getirdi. Çoğu kişi ağrılar başladığında geçici çözümler arıyor; ağrı kesiciler kullanıyor, dinleniyor ya da internetten gördüğü birkaç egzersizi uygulamaya çalışıyor. Ancak bazı ağrılar haftalarca, hatta aylarca devam ederek kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebiliyor. İşte bu noktada fizyoterapi, yalnızca ağrıyı azaltmayı değil; ağrının kaynağını belirlemeyi, kişinin günlük yaşam alışkanlıklarını düzenlemeyi ve uzun vadeli iyileşmeyi hedefleyen bütünsel bir yaklaşım sunuyor.
AĞRININ NEDENİ SADECE KASLAR DEĞİLDİR
Toplumda yaygın olarak boyun ve sırt ağrılarının yalnızca “kas tutulması” olduğu düşünülür. Oysa omurga sağlığı; kaslar, eklemler, bağ dokuları, duruş alışkanlıkları, stres düzeyi, uyku kalitesi ve günlük yaşam şekliyle doğrudan ilişkilidir. Özellikle; yanlış oturma alışkanlığı, sürekli öne eğik şekilde telefon kullanımı, uzun süre hareketsiz kalma, yetersiz uyku, yoğun stres ve kaygı kaslarda sürekli gerginliğe yol açarak ağrıların kronikleşmesine neden olabilir. Bu nedenle geçmeyen boyun ve sırt ağrılarında yalnızca kısa süreli rahatlama sağlayan yöntemler çoğu zaman yeterli olmaz. Fizyoterapide kullanılan manuel uygulamalar; kas, eklem ve bağ dokularındaki gerginlikleri azaltmayı hedefleyen özel tekniklerdir. Özellikle uzun süre masa başında çalışan kişilerde boyun çevresi kaslarında sertleşme, kürek kemiği çevresinde ağrı ve omurga hareketlerinde kısıtlılık sık görülür. Manuel terapi uygulamaları sayesinde; kas spazmları azaltılabilir, eklem hareket açıklığı artırılabilir, dolaşım desteklenebilir, hareket kalitesi geliştirilebilir, ağrının şiddeti azaltılabilir. Bu uygulamalar aynı zamanda kişinin egzersizleri daha rahat ve etkili yapabilmesine de katkı sağlar. Boyun ve sırt ağrılarında en önemli noktalardan biri, kişinin günlük yaşam alışkanlıklarının değerlendirilmesidir. Çünkü gün içinde saatlerce yanlış pozisyonda oturmak, sürekli telefona eğilmek veya ergonomik olmayan çalışma ortamlarında bulunmak ağrının tekrar etmesine neden olabilir. Bu nedenle fizyoterapi sürecinde; çalışma ortamının ergonomik düzenlenmesi, doğru oturma ve duruş eğitimi, uyku pozisyonlarının düzenlenmesi, gün içinde hareket molalarının planlanması, stres yönetimi önerileri tedavinin önemli bir parçasını oluşturur. Kişi yalnızca klinikte değil, günlük yaşamında da omurgasını doğru kullanmayı öğrenmelidir.