İKTİDARLA MI MÜCADELE EDİYOR GEÇMİŞİYLE Mİ
BUGÜN CHP’nin önündeki soru da budur.
Haklı olup olmadığı değil; güven verip veremediği...
Çünkü seçmen sandık başına giderken önce şunu sorar.
“Kim haklı?”
Ama oyunu verirken çoğu zaman başka bir soruya cevap verir.
“Ülkeyi kime emanet ederim?”
Muhalefetin ürettiği her güvensizlik, iktidara yazılan görünmez bir krediye dönüşür.
Siyasette mağduriyet çoğu zaman avantajdır.
Ama mağduriyetin yanında dağınıklık görüntüsü varsa avantaj olmaktan çıkar.
CHP gerçekten iktidarla mı mücadele ediyor?
Yoksa hâlâ kendi geçmişiyle mi?
Çünkü bir parti geleceği konuşmak yerine sürekli kendi iç hesaplaşmalarını konuşuyorsa, seçmenin zihninde rakibiyle değil, kendisiyle kavga eden bir yapı görüntüsü oluşur.
Ve siyasette en zor yenilen rakip, karşındaki parti değil, kendi gölgesidir.
KÜÇÜK BİR KASABA TAKIMI BAYERN’E KAFA TUTABİLİR Mİ
BUNDESLIGA’nın geçen sezon kapısından dönen SV Elversberg, bu kez mutlu sona ulaştı. Sadece 7 bin 500 kişinin yaşadığı küçük Alman kasabası, Münster’i 3-0 mağlup ederek tarihinde ilk kez Bundesliga’ya yükseldi.
Avrupa futbolunda günlerdir konuşulan bu başarıyı Almanya’yı iyi bilen meslektaşım Nejat Kabay’a sordum.
Dedi ki...
“Elversberg; küçük bir köy... Tren istasyonu bile yok. Sadece iki tane benzinlik var. Bundesliga’ya yükseldi. Yeni sezonda bütçesi 1 milyar Euro’yu aşan Bayern Münih gibi bir devle mücadele edecek. Büyük transferler yapamayacak. Çünkü Almanya’daki profesyonel futbol yasaları sahip olmadığı paralarla transfer yapmayı engelliyor. Bu yüzden muhtemelen 2. Lig kadrosuna birkaç mütevazi takviye yapacak. ‘Paramız yok’ diye ağlayıp sızlanmayacak. Belediye bütçesinden katkı istemeyecek. Kendi imkânlarıyla dev bütçeli Bayern, Dortmund, Leipzig, Leverkusen gibi takımlara her hafta meydan okuyacak.
Bundesliga’da kalırsa kalacak. Düşerse namusuyla, alnının akıyla düşecek.”
Ben de ilave edeyim.
UEFA Avrupa Ligi finalinde Aston Villa’ya yenilerek kupayı kaybeden SC Freiburg da, Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinin takımı...
Şehrin nüfusu 231 bin...
Freiburg da mütevazı bütçeyle Avrupa ligi finali oynadı.
Türk futbolunun da; fabrika ayarlarına dönüp daha istikrarlı bir modele ihtiyacı olduğu çok açık...