Spor ayı geldi
Dolu dolu bir haziran yaşanacak. Bunu biliyorum, çünkü ben bazı şeyleri işaret olarak görürüm.
Mesela farkında mısınız bilmiyorum en çok methiyeler düzülen aylardan biridir normalde haziran.
Hoş geldin haziran.
Can haziran.
Evlat haziran.
Güzellikleri kulaklarımıza doldur haziran...
Bunlar gibi paylaşımlar olurdu hep. Mutlaka yine vardır ama azaldı.
İşte onlar azalınca gerçekçi bir bakış açısı doğuyor bende.
Diyorum ki artık dilek yerine zihinler çalışıyor, bedenen mücadele veriliyor, insanlar ter döküyor.
Bunların hepsi birleşince ortaya güzel şeyler çıkıyor işte.Neden dolu dolu bir haziran olacak biliyor musunuz...
Çünkü Dünya Kupası başlıyor.
Aynı zamanda Filenin Sultanları’nın eleme maçları da başlıyor.
Bir de Gazi Koşusu’nun 100’üncü yılı var bu yıl.
Onun da tarihi 28 Haziran. Daha ne olsun?
Bizde spor birleşmek demek, sarılmak, kucaklaşmak demek. O nedenle çok umutluyuz bu aydan.
‘Az ve yerinde’ olana lafımız yok
Müzik piyasasında yapay zeka meselesi çok konuşuluyor.
Aleyna Tilki de “Birçok şarkıcının sesinde yapay zekâ var ama ben çok iyi şarkı söylüyorum ve ihtiyaç duymuyorum” demiş.
Hem katılıyorum hem katılmıyorum. Bir kere yüzde yüz yapay zekâ olan bir şarkının raf ömrü vardır. Birkaç gün bizi oyalar sonra çöpe atılır.
Ama işin içinde detone olmak da vardır. Olursun bazen.
Şimdi böyle durumlarda sesinin daha farklı çıkmasını ya da müziğinin farklı duyulmasını istediğin yerlerde kullan teknolojiyi lafım yok.
Ama şarkının hepsini, sanatının hepsini yapaylığa emanet etme.
Benim derdim bu.
Çünkü çok iyi bir müzik dinleyicisiyim ben.
Aleyna Tilki’nin “Sesim çok iyi, ihtiyacım yok” sözüne gelince...
Allah daha çok versin, böyle dersen, tamamen eksinle artınla bizlere müzik yaparsan, sana can kurban...🫣