ŞİLİ’DEN GELEN UYARI
Sorun yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünyanın en kurak bölgelerinden bazılarına sahip Şili’de de benzer bir tartışma yaşanıyor. Yıllardır kuraklıkla mücadele eden bazı bölgelerde veri merkezlerinin artan su ihtiyacının yeraltı kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı yönünde ciddi endişeler dile getiriliyor.
Bir tarafta teknoloji yatırımları... Diğer tarafta içme suyu ihtiyacı... 21’inci yüzyılın yeni çatışma alanlarından biri belki de burada şekilleniyor.
YENİ ALTIN SU MU
Yakın geçmişte petrol için savaşlar konuşuluyordu. Bugün veri için rekabet yaşanıyor. Yarın ise su için yeni bir küresel mücadele başlayabilir. Çünkü yapay zekâ çağında yalnızca bilgi üretmek yetmiyor. O bilgiyi işleyecek dev altyapıları da kurmak gerekiyor.
Bu altyapıların ortak ihtiyacı ise enerji ve su... Enerji üretilebilir. Enerji ithal edilebilir. Ama suyun alternatifi yok.
TÜRKİYE İÇİN UYARI
Bu konu Türkiye açısından da dikkatle izlenmeli. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ yatırımları, veri merkezleri ve dijital altyapılar daha fazla konuşulacak. Ancak yatırım kararları alınırken yalnızca elektrik kapasitesine bakmak yeterli olmayacak.
Su kaynakları...Yeraltı rezervleri... Kuraklık projeksiyonları... Bölgesel su stresi haritaları...
Bunların tamamı yeni dönemin yatırım kriterleri arasına girecek. Bugün birçok ülke enerji güvenliğini tartışıyor. Yarın veri güvenliğini tartışacak. Ama çok uzak olmayan bir gelecekte belki de asıl tartışma su güvenliği olacak.
ASIL SORU...
Dünyanın en güçlü şirketleri yapay zekâya yüz milyarlarca dolar yatırıyor. Yeni veri merkezleri kuruluyor. Yeni dijital çağ inşa ediliyor. Peki bu çağın görünmeyen maliyeti ne olacak?
Belki de gelecekte çocuklarımız yapay zekânın hangi şirket tarafından geliştirildiğini değil... O yapay zekâyı çalıştırabilmek için ne kadar su tüketildiğini konuşacak.
Çünkü tarihte bazı teknolojiler enerjiyi değiştirdi... Bazıları ekonomiyi değiştirdi...
Yapay zekâ ise belki de insanlığı suyun gerçek değerini yeniden hatırlatacak...