AVRUPA BİRLİĞİ:
Derdi ne: Temel insan hakları ve hukuki üstünlük.
Ajandası: AB, tarihi Yapay Zekâ Yasası (EU AI Act) ile sınırları en sert çizen güç. Şirketleri milyarlarca dolarlık cezalarla tehdit ediyorlar. Derdi siber savaştan ziyade; işyerinde duygu analizi yapılması, biyometrik yüz tanımayla vatandaşların dikizlenmesi ve algoritmaların insanları fişlemesini engellemek. Teknolojik güç karşısında “bireyi” koruma derdindeler.
VATİKAN VE PAPA:
Derdi ne: Ehlileştirilmemiş kapitalizm ve ahlaki çöküş.
Ajandası: Papa’nın yayımladığı tarihi genelge (Magnifica Humanitas), yapay zekâyı doğrudan nükleer silahlara benzetti. Vatikan’ın korkusu, gücün birkaç Silikon Vadisi devinin elinde toplanması, otonom silahların ölüm kararı vermesi ve yapay zekânın kitlesel işsizlik yaratarak insan emeğini ve onurunu değersizleştirmesi. Sınırlandırma talepleri tamamen etik ve insani temellere dayanıyor.
TEKNOLOJİ DEVLERİ:
Derdi ne: Hem varoluşsal kaygı hem de pazar liderliğini koruma.
Ajandası: Sektörün içinden yükselen “yavaşlayalım” çığlıkları iki yüzlü bir madalyon gibi. Bir tarafta yapay zekânın insanlığın sonunu getirebileceğinden korkan samimi bilim insanları var. Diğer tarafta ise devletlere “bizi düzenleyin” diye yalvaran OpenAI ve Google gibi devler var. Eleştirmenlere göre bu devlerin gizli ajandası, sektöre giriş bariyerini yükseltmek; devlet ağır test maliyetleri getirsin ki arkadan gelen küçük start-up’lar ezilsin, meydan kendilerine kalsın.
YARATICI SEKTÖRLER (SANATÇILAR, MEDYA VS):
Derdi ne?: Telif hakları ve ekonomik sağkalım.
Ajandası: Başta The New York Times olmak üzere gazeteler, yazarlar, Hollywood senaristleri ve ressamlar mahkeme kapılarında. İsyanları net: “Bizim ürettiğimiz içeriklerle, telif ödemeden kendinizi eğitiyorsunuz; sonra da bizim işimizi elimizden alacak modeller satıyorsunuz.” Onlar için sınırlandırma, fikri mülkiyetin ve ekmeğin korunması demek.
ÇİN:
Derdi ne?: Devlet otoritesinin korunması.
Ajandası: Pekin, yapay zekâ modellerinin “sosyalist temel değerleri” yansıtmasını zorunlu kılıyor. Sınırlandırma nedeni batıdaki gibi etik ya da telif kaygısı değil; üretilen içeriklerin devlet otoritesini ve parti çizgisini sarsmasını engellemek. yani tamamen ideolojik bir sansür ve kontrol mekanizması.