Biz şarkılara bakalım
Başarı genellikle başlarda alkışlanan bir şeydir. Sonrasında değişir işler, sonrasında başlar kıskançlıklar, “ben daha iyiyim” meselesi...
Ardı gelir çorap söküğü misali... Dik ve güçlü durmak gerekir bu evrede.
Bir örnek var önümüzde. Manifest grubu mesela.
Sürekli garip garip haberler okuyorum onlarla ilgili.
Yok sözleşmeleri çok ağırmış, yok grup üyeleri istese de bırakamazmış, yok menajerleri olan Tolga Akış onları bağlamış, özel hayat kesinlikle yasakmış gibi...
Yahu haydi diyelim doğru.
Size ne sözleşmelerinden?
Bu kızlar şarkılarını söylesinr, gençlere iyi anlamda örnek olsunlar, bitti gitti.
Bizim dinleyici olarak onlardan istediğimiz sadece budur.
Ki bakın bir süredir çok düzgün işler de yapıyorlar, bu herkesin dikkatini çekmiştir.
Mesela sonbaharda bu işin er meydanlarından olan İngiltere Wembley Stadyumu’nda sahneye çıkacaklarmış.
Bu, nereden bakarsanız bakın büyük bir iş.
Bu, Türk dinleyicilerin dışında yabancı dinleyicileri de yakalamak.
O yüzden bizlere düşen global bir değer yaratabilecek miyiz ona bakmaktır sadece.