ALMANYA SUÇLUYU ARIYOR
BİRLEŞMİŞ Milletler elbette eski Birleşmiş Milletler değildi. BMGK ise veto hakkı bulunan beş ülke (ABD, Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere) nedeniyle karar alamaz hale gelmişti. Aynı zamanda birçok ülkenin Türkiye’nin savunduğu ‘Dünya 5’ten büyüktür’ noktasına geldiği bir dönemdi. Ama yine de BMGK geçici üyeliği uluslararası siyaset açısından bir itibar, dünya meselelerini gündeme getirme fırsatı tanıyan da bir koltuktu.
Ama ne olduysa oldu, BM üyeleri o koltuğu bu kez Almanya’ya çok gördü.
Alman basını şimdi ‘Tarihi yenilgi’, ‘Almanya’ya kırmızı kart’ diye başlıklar atarken Almanya’daki muhalefet suçlu arıyor. Oklar ise Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadepul’a yönelmiş durumda.
İSRAİL VE PUTİN FAKTÖRÜ
ASLINDA Bakan Wadepul son ana kadar oylamayı kazanacaklarından emindi. Birçok ülkeden destek bulduklarını gerekli üçte iki çoğunluğu, yani 129 oyu bulacaklarına inanıyordu. Ancak her ne olduysa gizli oylamada oldu, anlaşılan Almanya’ya verilen sözler tutulmadı. Şimdi Alman kamuoyu nerede yanlış yapıldığının yanıtını arıyor.
Ve öne çıkan saptamalar şöyle:
- Almanya yarışa geç girdi, diğer aday ülkeler çoktan kampanyaya başlamıştı.
- Almanya Başbakanı Merz, BMGK için yeterince asılmadı, geçen yıl BM Genel Kurulu toplantılarına bile gitmedi.
- Merz hükümetinin İsrail’e başta Gazze olmak üzere her şartta açık çek vermesi dünyanın tepkisini çekti.
- Berlin’in ABD’nin Venezuela baskını karşısında sessiz kalması da not edildi.
- Ayrıca Ukrayna krizi nedeniyle kanlı bıçaklı olduğu Vladimir Putin liderliğindeki Rusya, Almanya’ya karşı aktif bir kampanya yürüttü.
- Özellikle Güney Yarım Küre diye adlandırılan Afrika ve Latin ülkeleri, başta İsrail meselesi olmak üzere çifte standartla suçladığı Almanya ile arasına mesafe koydu.
ŞİMDİ NE OLACAK
ALMANYA, G4 diye anılan Brezilya, Hindistan ve Japonya ile birlikte BM’nin reforme edilip BMGK’da daimi üyelik statüsü isteyen bir ülke.
Ancak gelinen noktada temel haklarda çifte standartla itham edilen, Batı’yı her şeyin önüne koyan katı bir tutum izlemekle eleştirilen Merz hükümeti uluslararası arenada ciddi bir veto yemişe benziyor.
Almanya hali hazırda Hıristiyan Demokrat Parti (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) iktidarı ile yönetiliyor. Merz iktidarı, Avusturya ve Portekiz karşısında aldığı bu yenilgiyi nasıl yorumlayacak?
Ukrayna savaşı, ABD’nin Avrupa’dan asker çekme hazırlığı, uluslararası teknoloji rekabeti, düzensiz göç, aşırı sağın yükselişi, İran savaşıyla artan enerji krizi Berlin üzerinde baskıyı arttırmış durumda.
Merz hükümeti bir denge sağlayabilecek mi? Yoksa bu BMGK oylamasının Alman kamuoyunda yarattığı hezimet ortamı 2029’da yapılması planlanan seçimlerin erkene alınması tartışmalarını daha da alevlendirebilir.🙄