HEPİMİZ ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELEBİLİRİZ
Yapımcı olarak sizi “All Her Fault” dizisine ve ele aldığı temalara ne çekti?
- Beni çeken en önemli şeylerden biri, bunun bir gerilim hikâyesi olmasıydı. Daha önce bu anlamda gerçek bir gerilim türünde çok fazla yer almamıştım. Ayrıca hikâyenin heyecanlandıran çok güçlü bir sürprizi, iyi bir ters köşesi vardı. Bütün o dramatik sahnelerin ve karakterlerin içine giriyorsunuz; bir yandan işinde çok başarılı, aynı zamanda anne olan bir kadını canlandırıyorsunuz. Bu benim için çok ilginçti. Çünkü ekranda çoğu zaman başarılı kadınların annelik meselesiyle ilişkisi biraz yük gibi gösterilebiliyor. Çocuk yetiştirmek sanki başlarına gelen zorunlu, can sıkıcı bir şeymiş gibi anlatılabiliyor. Ama bu hikâyede Marissa hem işinde var olmak hem de çocuğunun hayatında gerçekten yer almak istiyor.
Ve asıl soru da burada başlıyor: İnsan ikisini birden nasıl dengeler?
Hem yapımcı hem başrol olmak nasıl bir odaklanma gerektiriyor?
- Bir keresinde gerçekten zorlandığım, neredeyse dağıldığım bir an yaşarken, kız arkadaşlarımdan biri bana mesaj attı: “Merak etme, zor şeylerin üstesinden gelebilirsin.” Bu kadar basit bir cümle... Benim için çok sade bir mantra oldu.
Hepimiz zor şeylerin üstesinden gelebiliriz; yeter ki her şeyi bir anda çözmeye çalışmak yerine adım adım ilerleyelim.
Bir de şu söz var ya: “Bir fili nasıl yersin? Her seferinde bir lokma alarak.” Çok doğru. Çünkü bir fili yemenin başka yolu yok. Göz korkutucu görünen şeyler de ancak küçük adımlarla aşılabiliyor.
KADIN DOSTLUĞUNDAN GÜÇ ALIYORUM
Dizi; annelik, suçluluk duygusu, yargılanma, dedikodu, yanlış şüpheler, kadın dostluğu gibi pek çok tema üzerine kurulu. Sizi en çok hangi tema etkiledi?
- Kesinlikle annelik ve kadın dostluğu. Bunlar şu anda hayatımda çok güçlü ve çok belirgin şekilde var olan konular. Özellikle kadın dostluğu, gerçekten yaslandığım, güç aldığım bir şey.
Bunu ekranda görmek de bence çok güzel. Buradaki kadınlar birbirleriyle rekabet halinde değil. Aslında şartlar gereği suçu birbirlerine atma, “Onun hatası, bunun sorumlusu o” deme noktasına gelebilirlerdi. Ama bunu yapmıyorlar. Bir arada durmayı tercih ediyorlar.
Senaryoyu ya da kitabı ilk elinize aldığınızda, suçlunun kim olduğunu öğrenmek için hemen son sayfaya mı baktınız?
- Hayır, kesinlikle o insanlardan biri değilim. Adım adım keşfetmeyi tercih ediyorum. Olayların nasıl geliştiğini, gerçeğe nasıl ulaşıldığını okudukça anlamak daha keyifli oluyor. Yol boyunca öğrenmeyi sevenlerdenim.🙄