SİZDE DE OLABİLİR Mİ
Kilonuz ve astımınız var; ilaçlarınızı düzenli kullanmanıza rağmen şikâyetleriniz geçmiyor mu? Sık sık öksürük ve nefes darlığı atakları mı çekiyorsunuz? Sizde de “yağlı akciğer hastalığı” olabilir.
YILLARDIR GÖZ ÖNÜNDEYDİ
Obezitenin akciğere zararını uzun süre yalnızca mekanik bir mesele sandık: Göğüs ve karın yağı diyaframı bastırır, akciğerin genişlemesini kısıtlar, nefesi sığlaştırır. Bu kısıtlayıcı bileşen gerçek; ağır olgularda iş “obezite hipoventilasyonu” denen, solunumun yetersiz kaldığı tehlikeli bir tabloya kadar gidebiliyor. Ama bunlar hikâyenin tamamı değil. Çünkü asıl mesele mekaniğin ötesinde; hormonal ve metabolik.
Şunu net söyleyelim: Obezite yalnızca bir kilo problemi değil; akciğeri de içeriden vuran sistemik bir hastalıktır.
Tedavi edilemeyen ağır astımın yüzde 60’ından fazlasında obezite var. Üstelik bu, klasik alerjik astımdan farklı bir tablo: Çoğunlukla kadınlarda, geç yaşta başlayan, alerji belirteçleri düşük, klasik tedavilere inatla direnen bir astım. Aynı şekilde obezite akciğeri yalnızca astıma değil; fibrozise, KOAH’a, hatta kansere doğru “hazır hale getiriyor”. Bu akciğerlerde hasar daha büyük, enfeksiyona yatkınlık daha fazla.
Daha da incesi, mesele yalnızca hava yolları değil; akciğer damarları da bu süreçten payını alıyor. Diyabet ve obezite, damar iç duvarındaki (endotel) hasara bağlı olarak damar geçirgenliğini artırıyor. Böylece obezitenin getirdiği lipotoksisite ve glukotoksisite, yani fazla yağ ve şekerin hücreler üzerindeki zehirleyici etkisi, doğrudan hava yollarına taşınıyor.🙄