Ortalamanın üzerinde olmamıza rağmen, Meksika (yüzde 36) ve ABD (yüzde 35) gibi zirvedeki ülkelerden uzağız.
Yine de bizimle benzer mutfak kültürüne sahip Yunanistan ve İtalya’da bu oranın yüzde 12 olduğunu görmek düşündürücü.
Üstelik son 15 yılın verilerine bakıldığında Türkiye’deki obezite oranının hızlı bir yükseliş trendinde olduğu görülüyor.
Bu üç verinin önemli sağlık risklerini işaret ettiği açık. Ama bu bir kısırdöngü de değil.
Ben Türkiye’de fiziksel hareketlilik ve spor yapma alışkanlığı konusunda bir düşünce devrimine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. O, başka bir yazının konusu.
Ancak toplum olarak biraz harekete geçsek obezitenin de sigara kullanımının da kayda değer şekilde düşeceğine inanıyorum.
Sadece “spor olsun diye” değil.
Bu konuda uzun vadeli ciddi bir kamu politikası yaratmak ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyor.
PLAJDA SİGARA KABİNİ TUTAR MI
ANTALYA’nın bu yıl COP 31’e ev sahipliği yapması önemli bir gelişme. Kariyerini bu toplantıları izlemek üzerine kuran uluslararası gazeteciler var.
Geçenlerde onlardan biri COP 31 vesilesiyle ilk kez Antalya’ya gideceğini söyleyip benden hava ve sinek durumu hakkında bilgi istedi.
Salim Uzun’un Hürriyet’teki haberinden anladığımız kadarıyla COP 31 yasaklarıyla artık Antalya plajlarında hava, dumansız olacakmış. Plajlara sigara içmek isteyenler için kabin yapılmış. Umarım başarılı olur.
Ben kabin uygulamasının olduğu yerlerde yasağın pratikte pek yürümeyeceğini düşünüyorum. Mesela Sabiha Gökçen Havalimanı’nda sigara içme alanı dolayısıyla neredeyse bir kat tamamen duman altı vaziyette.
Birçok Avrupa ülkesi bu yüzden kabin uygulamasını terk etti. Havalimanlarında artık sigara içme alanı bulmak pek mümkün değil.
Parklar, spor sahalarında da öyle. Sigara yasağına alternatif yaratıldığında yasağın işlemediği biliniyor.
SHAKESPEARE SAHNESİNDEN İSTANBUL’A
TÜRKİYE sanatta sürprizlerle dolu bir ülke. Farklı ülkelere seyahat edenlerin başına mutlaka gelmiştir. Dünyanın herhangi bir yerinde mutlaka Türk dizisi izleyen birine denk gelirsiniz.🫣