Kaldırır mı masadan?
Murat Dalkılıç takmış yapay zekâyla üretilen şarkılara. Hak da veriyorum. Yapay zekâyla şarkılar yapılmasın demiyorum, yapılsın ama bir ayarı olsun diyenlerdenim.
“Geçtiğimiz gün bir mekânda yemek yiyemedim. Sebebi yapay zekâ playlist’leri. Frekansları işkence gibi hepsinin” demiş Dalkılıç.
Tabii işin kolayına kaçmak isteyen yapay zekâyla kusursuz iş çıkartıyor sanıyor.
Mix’i mastering’i dört dörtlük yapıyor falan zannediyor. Yok yapmıyor.
Aksine artık müziği bilmeyenin bile ‘aa bu yapay zekâ’ diyeceği noktaya getiriyor durumu...
Şarkına ufak dokunmalar yap, müziğini düzelt, sesine ayar ver bir şey diyen yok.
Ama yüzde 100 yapay zekânın sanatta yeri yok.
Gerçi kime ne anlatıyoruz.
Her furyaya kapılıp giden insanlarız. Suyunu çıkartana kadar kullanıyoruz bize verilen nimetleri.
İşimize destek olsun diye kullanmıyoruz komple işi ona emanet ediyoruz.
Zor şarkıdır ama hakkını vermiştir!
Edis konserlerinde önce Rafet El Roman’ın “Yalancı Şahidim” şarkısını sonra Yıldız Tilbe’nin “Delikanlım” şarkısını canlı canlı söyledi.
Ve evet hakkını vermiş her iki şarkının da.
Zor böyle şarkıları söylemek.
Yıldız Tilbe’nin birçok şarkısı gibi “Delikanlım” da çok zor.
Herkes söyler ama iz bırakmaz.
Edis söyleyip iz bırakanlardan.
Zaten sağda solda Edis’in Harbiye konseri haberlerini görürseniz orada “Delikanlım” performansının ne kadar iyi olduğuna dair çokça yorum da okursunuz.
Sanırım Edis, bir ‘cover şarkılar’ albümü yapsa iyi olacak...