O nasıl bir uğurlamaydı öyle...
Havalimanına giden yol boyunca Türk bayraklarıyla süslenmiş onlarca araç konvoy yaptı. Ama Türkiye’de futbolu bilen herkes o konvoy görüntüsünde başka bir şey daha gördü: Sabır ve azim.
Çünkü Türkiye, Dünya Kupası’nı 24 yıldır uzaktan izliyordu. Öyle ki 2002’de bronz madalya kazanan takımın maçlarını babasının omzunda izleyen çocuklar bugün kendi çocuklarını
okula götürüyor. Aradan geçen yıllar boyunca her elemede umutlandık ama olmadı! Ta ki bu yıla kadar.
İşte bu yüzden o konvoy sadece görsel bir şölen değildi.
O konvoyda biraz hasret vardı.
Biraz inat vardı.
Biraz da yıllardır ertelenen bir randevunun heyecanı...
Şimdi o dev stadyumların ışıkları yanacak, ilk düdük çalacak ve top yuvarlanacak.
Sahadaki her forma acısını, inancını, umudunu... Kendi hikâyesini de arkasında taşıyacak.
Ve “biz” iyi ki de döndük; kendi hikâyemizi yeniden yazmaya ve bu hikâyeyi bu kez zaferle mühürlemeye...