IZGARA SARDALYANIN LANETİ
En yağlı döneminde tutulan sardalyalarla yapılan iyi bir konservenin sırrı da aslında oldukça basit: kaliteli balık, iyi bir zeytinyağı ve minimum işlem. Bugün sosyal medyada yükselen konserve sardalya trendi aslında Akdeniz ülkeleri için yeni bir hikâye değil. Portekiz, İspanya ve Fransa’da kaliteli sardalya konserveleri uzun yıllardır mutfağın önemli bir parçası. Sardalyanın en yağlı ve en lezzetli olduğu birkaç aylık döneminde ise bütün kültürler aynı noktada buluşuyor: onu ızgaraya atmak. Hatta yıllar önce İspanya’nın kuzeyindeki Coruna’da ızgara sardalya festivaline gitmiştim. Sokaklara kurulmuş devasa mangalların üzerinde yükselen kocaman duman bulutları arasında yürürken sardalyanın keskin kokusuna atfen kullandıkları şu deyimlerini de ilk kez duymuştum: “Maldicao do peixe assado” yani “ızgara balığın laneti”.
Dünya sardalya ihracat şampiyonu Fas. Fakat bizim Çanakkale sardalyasının lezzet olarak yanından bile geçemez. Çanakkale Boğazı’nın o soğuk akıntısında büyüyen sardalyalar, yağ oranı ve lezzeti nedeniyle bizim de en kıymetli balıklarımızdan. Bunu sadece ben söylemiyorum. Kendisini “Ev aşçısı, yemek eleştirmeni ve konserve kâşifi!” olarak tanımlayan ve sosyal medyada yüzbinlerce takipçisi olan Robert Mc Ginnis de benimle aynı fikirde.
Geçen dünyanın dört yanından topladığı sardalya konserveleriyle büyük bir kör tadım yapan Mc Ginnis, Dardanel’ın Çanakkale sardalyasını dünya ikincisi ilan ederek: “Meyvemsi alt tonlara sahip zeytinyağının tamamıyla birlikte bir tabağa boca edin bu sardalyaları ve ekmeğinizi banarak yiyin” diyerek de öneride bulunmuştu.🤨