Almanya'da üniversite öğrencileri nasıl geçiniyor?
Almanya Araştırma Bakanı Dorothee Bär, daha önce kararlaştırıldığı gibi öğrenci bursunu artırmayı gerekli görmüyor. Oysa artan kiralar ve yaşam maliyetleri yüzünden birçok üniversite öğrencisi geçim sıkıntısı içinde.
Bonn Üniversitesi'nde "Siyaset ve Toplum" eğitimi alan Wiebke Jaeger'in fazla zamanı yok; birazdan yarı zamanlı işine gitmek üzere yola çıkması gerekiyor. Jaeger, genç mültecilere meslek hayatına adım atabilmeleri için başvuruda yardımcı oluyor. Jaeger, haftada 12 saat çalışıyor. Almanya'da öğrenimlerini finanse edebilmek için amfi ile iş arasında mekik dokuyan öğrencilerin yüzde 66'sından biri. Bu nedenle de CSU'lu Federal Araştırma Bakanı Dorothee Bär'in son açıklamalarına tepki gösterenlerden.
Jaeger, DW'ye verdiği demeçte, "Sosyal alanlarda yine tasarrufa gidileceğini ve gençler dahil edilmeden onlar hakkında kararlar alınacağını duyunca bıkkınlıkla iç çektim" diyor ve ekliyor:
"Dorothee Bär'in, öğrencilerin zaten çok ayrıcalıklı olduğunu ve aslında BAföG (burs) artışına ihtiyaç duymadığını söylemesi, bir Federal Araştırma Bakanı açısından oldukça küstahça bir açıklama."
Almanya'da BAföG reformu tehlikede
Almanya'daki yaklaşık üç milyon öğrenciyi öfkelendiren asıl mesele, Dorothee Bär'in koalisyon sözleşmesinde yer alan Federal Eğitim Destek Yasası'nın (BAföG) reformuna neden şu anda öncelik vermediğine ilişkin gerekçesi.
Bär'e göre, öğrencilerin eğitimleri sırasında çalışması "trajik bir durum değil; aksine birçok kişi bu sayede yaşam ve meslek deneyimi de kazanıyor." Ona göre Almanya'da "tam kapsamlı güvence sunan" bir öğrencilik hayatı asla olmayacak; çünkü ülkedeki öğrencilerin durumu zaten oldukça "ayrıcalıklı".
Bunun arka planında ise son koalisyon anlaşması yatıyor var: Muhafazakâr Birlik partileri CDU/CSU ile Sosyal Demokrat Parti (SPD), gelecek kış döneminden itibaren ailesiyle yaşamayan BAföG'lü üniversite öğrencileri için kira desteğinin aylık 380 eurodan 440 euroya çıkarılmasında uzlaşmıştı. Ayrıca 2027'den itibaren BAföG temel destek tutarlarının da kademeli olarak mevcut 475 eurodan temel sosyal yardım düzeyine, yani 563 euroya yükseltilmesi planlanıyordu. Reformun mevcut yasama dönemi boyunca ek maliyetinin bir milyar euronun biraz üzerinde olacağı tahmin ediliyor.