İhanetin belgesi!
UÇAKTAYIM. Batı Torosları’nın üzerinden geçiyoruz. Hava açık, muhteşem bir manzara var. Keyifle çayımı yudumluyorum. Ama o da ne! Birden gözlerim kamaşıyor. Doğanın bütün kontrastı, koca bir mermer ocağıyla altüst oluyor…
Korkunç bir manzara!
İnsanın doğaya ihanetinin belgesi…
Bu kent yıllardır aynı ihaneti konuşuyor, tartışıyor; ancak tahribatı maalesef durduramıyor.
Uçakla yaptığım her seyahatten sonra üzülüyorum, kırılıyorum, kahroluyorum!
Aslında etkin yasalar, kararlı uygulamalarla tahribatı azaltmak mümkün.
Birçok Avrupa ülkesinde turizm bölgelerine yönelik madencilik kısıtlamaları daha sert.
Madencilik yapılsa dahi doğru peyzaj düzenlemeleriyle terk edilen sahalar böyle görünmüyor.
Ama biz hâlâ koca koca dağları peynir gibi kesiyor, deliyor, kazıyor, patlatıyor ve öylece bırakıyoruz.
Yazık, çok yazık…🤨