Burada akıllara hemen şu soru geliyor: Kimse çalışmayacaksa, bu robotların ürettiği malları kim, hangi parayla satın alacak?
İşte burada devreye Musk’ın ‘evrensel yüksek gelir’ kavramı giriyor. Bugüne kadar tartışılan ‘Evrensel Temel Gelir’ projeleri genelde sadece karnını doyurma seviyesindeydi. Musk, çıtayı büyütüyor ve yüksek bir gelirden bahsediyor.
Peki, bu gelir nasıl yaratılacak? Tabii ki üretim araçlarını elinde tutan devasa yapay zekâ ve otomasyon sistemlerinin yaratacağı o muazzam artı değerin vergilendirilmesiyle. Yani devletler robotları vergilendirecek, bütçeyi dolduracak ve vatandaşına “Al harca, sistem dönsün” diyecek.
Kağıt üzerinde her şey harika görünse de, Musk’ın bu fantezisinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, ortaya bir kaos çıkacağını öne sürenlerin sayısı hayli fazla. Karşıt görüşlerdeki olguları şöyle özetlemeye çalıştım:
1- HER ŞEYİ ÜRETEMEZSİN: Robotlar televizyon ya da araba üretebilir ama dünyadaki arsa miktarını çoğaltamazlar. Dünyanın en güzel sahilleri, en güvenli iklim kuşakları veya en temiz su kaynakları her zaman sınırlı kalacaktır. Gelecekte, bu kıt kaynakları ve ‘iyi yerleri’ kendi robotik ordularıyla çevreleyen fütüristik feodal beyler görebiliriz.
2- SİBER ÇETELER KOL GEZER: Üretim gücünü elinde tutan çok az sayıdaki küresel şirketin (veya oligarkın) yarattığı bu devasa adaletsizlik, kaçınılmaz olarak büyük bir suç dalgası doğuracaktır. Sistemin dışında kalan veya bu dijital düzene isyan eden kitleler, hayatta kalmak için siber suç örgütleri kurabilir. Robot fabrikalarını sabote eden teknoloji korsanları ve kaynak yağmacıları yüzünden güvenliği sağlamak imkânsız hale gelebilir. Güçlünün güçsüzü ezdiği vahşi bir siber dünya kapımızda belirebilir.🤨