YÖNETİMİ KİM ÜSTLENECEK: Böyle bir dünyayı bildiğimiz anlamdaki klasik devlet yapılarıyla yönetmek imkânsız. Karşımızda iki uç yönetim senaryosu var: Ya güvenliği sağlamak adına tüm yetkilerin tek bir devasa yapay zekâ sistemine devredildiği, her saniyenin izlendiği ve özgürlüklerin tamamen yok edildiği bir ‘Dijital Diktatörlük (Yapay Zekâ Devleti)’ kurulacak; ya da insanlık daha bu aşamaya gelmeden aklıselim davranıp, robotların yarattığı zenginliği tüm insanlığa kamu malı olarak dağıtan küresel, şeffaf ve adil bir ‘Yeni Toplumsal Sözleşme’ imzalayacak.
Elon Musk’ın işaret ettiği dünya teknolojik olarak bir hayal değil. Önümüzdeki yıllarda üretim süreçlerinin radikal biçimde insansızlaşacağına hep birlikte şahit olacağız.
Ancak, paranın önemsizleştiği o ‘bolluk toplumuna’ geçiş, laboratuvarda robot üretmekten çok daha zor. Bu, her şeyden önce politik, hukuki ve sosyo-ekonomik bir yönetim sorunu. Eğer küresel sistem bu büyük dönüşümü adil bir bölüşüm ve güvenlik mekanizmasıyla taçlandıramazsa; robotlar bizi köleleştirmeyecek belki ama insan insanın kurdu olmaya yüksek teknolojili bir cehennemde de devam edecek.
Geleceğin dünyasında elbette teknoloji ile birlikte pek çok şey değişecek. Para ortadan kalkar mı, insanların gelecekte hiç çalışmayanına gerek kalmayacak mı bilmiyorum. Bildiğim şu: Gelecekte insanlık devam edecekse, güç savaşları da refahtan daha fazla pay kapma çabaları da devam eder. Teknolojik güç kimlerin elindeyse dünyayı onlar yönetir. Gelecekte de güçlüler ve güçsüzler olursa, eşitlik olmaz...
Özetle, insanlar gelecekte çalışır mı bilmiyorum ama bizim bugün daha çok çalışmamız, teknoloji yarışında geri kalmamamız şart.