Melek Borazanı'nın köken olarak Güney Amerika’nın subtropikal bölgelerine ait ve bu yüzden dona karşı oldukça hassas, sıcak ve nemli iklimleri sevdiğini ileten Çepni, "Türkiye’de ise en iyi Akdeniz ve Ege kıyılarında, özellikle Antalya, Mersin, Muğla ve İzmir gibi mikroklima etkisinin görüldüğü yerlerde açık alanda rahatça büyüyebiliyor ve hatta çok büyük boyutlara ulaşabiliyor" dedi. İç bölgelerde ise kışın soğuk geçtiği için ancak saksıda yetiştirilebildiğini, kışın da mutlaka iç mekâna ya da seraya alınması gerektiğini belirtti. Zehirlenme vakalarına baktığımızda ise iki farklı yoğunlaşma alanı olduğunu ifade etti: Birincisi Ege ve Akdeniz kıyıları; burada bitki süs amaçlı çok yaygın kullanıldığı için özellikle çocuklar ve evcil hayvanların ilgisini çekebiliyor ve hatta bazı durumlarda bilinçsizce tüketilmesiyle zehirlenmeler görülebiliyor. İkinci olarak ise İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz kırsalında, Melek Borazanı’nın akrabası olan Datura yani Boru Çiçeği’nin doğal olarak yetiştiğini, burada ise halkın bu bitkileri yanlışlıkla şifalı ot sanıp tüketebildiğini ya da toplama sırasında karışabildiğini ve bunun da ciddi zehirlenmelere yol açtığının bilgisini verdi.
Açıklamalarını sonlandırmadan önce Türkiye'de bulunan ve tıpkı Melek Borazanı gibi yaygın görülen ancak zehirli olabilecek bitkileri sıralayan Mühendis Rabia Çepni, "Aslında parklarımızda, bahçelerimizde ve hatta salonlarımızda her gün yanından geçtiğimiz pek çok popüler bitki ciddi derecede toksiktir. Doğru yönetildiğinde tehlikesiz olan ama bilinçsiz yaklaşıldığında Melek Borazanı'nı aratmayacak birkaç yaygın örneği şöyle sıralayabilirim: Zakkum, Yüksük Otu, Güzelavrat Otu ve Difenbahya" diyerek halkı bitkiler konusunda daha bilinçli ve dikkatli olmaya davet etti.
Alıntı Metni Son dakika | Pakistan tarih vererek duyurdu: ABD ve İran barış anlaşmasına vardı Milliyet Gazetesi yazarları Avustralya-Türkiye maçını değerlendirdi 'Montella yetersiz, çözümsüz, etkisiz kaldı'