Zor zamanda çiçek koklamak
Bunlardan bazıları erken ölümüyle ilgili tezat oluşturan, ne kadar hayat dolu olduğunu gösteren paylaşımlar.
Bazıları da konuşurken satır aralarına serpiştirdiği, öldükten sonra daha bir anlam kazanan, sanki “içine doğmuş” dedirtecek türden açıklamalar.
Yaklaşık 1 ay önce konuk olduğu “Bambaşka Sohbetler”de şunları söylemiş mesela:“Ben her şeyi Allah’a emanet ediyorum. Bir kul olarak çok fazla şeyi kafaya takıyoruz. Kafaya taktığımız ve üzüldüğümüz her şey onu da incitiyor gibi geliyor bana. O bizi bir deneyime, şükretmeye ve sevgi için buraya gönderdi ya ben de artık kendimi rahat bırakıyorum. İş mi gelmedi? En güzeli gelecek. Canımı sıkmaya değmedi, çünkü iş geldi, ben sadece üzüldüğümle kaldım. O süreci daha böyle çiçekleri koklayarak, teyzemi belki iki defa fazla öperek geçirebilirdim...”
Olmuyor işte, yapamıyoruz.
Zor zamanlarımızda çiçek koklamak, sevdiklerimizi öpmek falan gelmiyor içimizden.
Filmi ileri sarmak, geçsin bitsin istiyoruz.
Kıymeti sonradan anlaşılıyor ama... O noktadan sonra eyvah para etmiyor.🤨