Alevli mumlu pasta ile uçağa girdiler
UÇAK Boeing 777-300. Tescili TC-JJI .TK 2411- İstanbul-Antalya seferi için yolcusunu almıştı. Henüz kapısı kapanmamıştı. Bu uçak Boeing Seattle Everett fabrikasında teslim alındığında ilk uçuşunda bulunduğum uçaktı. 28 Nisan 2026 tarihinde İstanbul-Antalya seferi yapan uçağın kabin amiri 32 yıldır göklerdeydi. Kabin amiri ya da geniş gövdeli uçaktaki ünvanı ile Purser D.H çeşitli uçak tiplerinde uçmuş, bilmem kaç defa dünyayı dolaşmış, dayanılmaz türbülansları yaşamış, yorulmuş ama usanmamış bıkmamıştı. Dile kolay göklerde geçen 32 yılda kim bilir neler yaşamıştı.
Son uçuşu artık işine, mesleğine bir veda uçuşuydu. Ama genç meslektaşları o güzel anları sonrasında burnundan getirdiler. Uçak kapı kapatmaya hazırlanırken dört kabin memuru ellerinde üzerinde gerçek mumlar yanan koca bir pasta ile kapıdan içeri girdiler. Gül yaprakları atıldı. Alkışlar ve veda sözcükleri. Bu arada bir Steward (Erkek kabin memuru-host) uçağın kabin ekibinin kullandığı mikrofonu aldı ve yolculara bu vedayı anlattı. Kısmi alkışlar geldi. Öyle çılgınca içten alkışlar da olmadı.
YERİ ORASI DEĞİL
Bu tür vedalar THY’de sıklıkla yapılır. Pilotlar son uçuşlarında yolculara kısa bir veda konuşması yaparlar. Ama öyle pastalar, çiçeklerle yapılacak vedaların yeri genellikle ekip terminalinin lobisi olur. Bu kez öyle olmadı. Hızını alamayan dört kabin memuru ellerinde üzerinde mumlar yanan koca bir pasta ile uçağa daldılar. Kuralları yerle bir ettiler. Aldıkları eğitimden akıllarında hiçbir şey kalmadığını da gösterdiler.
DİSİPLİN KURULUNA GÖNDERİLDİLER
Bu dört kabin memuru uçak kapı içindeki yanan mumlu ve elden ele dolaşan pastalı, gül yapraklara atılan, küçük pankartlı veda gösterilerini bir de videoya çektiler. Kabin Hizmetleri Başkanlığı’na ve en önemlisi İletişim Başkanlığı’na haber vermeden, izin almadan bir sosyal medya sitesine direkt servis yaptılar. Alan sosyal medya sitesi de bunu çok normal karşılayıp bir güzel yayınladı. THY’nin birçok noktasında izlendi ama pek fazla kimse işin tehlikesinin farkına ile varmadı. Kabin Hizmetleri sanırım yayından sonra bir soruşturma bile açmadı. Ya da sosyal medyayı takip eden elemanları bunu önemsemediler. Kabin Eğitim Müdürü de, bilmiyorum görüntüleri gördü mü durumu çok önemsemedi. Yani eğitimin önemli bir parçasının katledilişinin farkında olmadı.