BU BENİM DÜNYAM DEĞİL
MİLLİ Takım’ın Avustralya yenilgisinin ardından...
En sağduyulu, en birleştirici, en yapıcı, en olumlu, en yatıştırıcı yaklaşım Fatih Terim’den geldi.
Ülkenin bütün futbol yorumcuları, Milli Takım’ı gaddarca ve hunharca parça parça ederken...
Fatih Terim, “Yapmayın, etmeyin, şimdi sırası değil, önümüzde iki önemli maç var, futbolcuların da hocanın da moralini bozmayın. Şimdi hesap sorma zamanı değil. İlle de hesap soracaksanız işin sonunu bekleyin. Hesabı o zaman sorarız” dedi.
Fakat o da ne?
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, kazma kürek saldıran tüm yorumcuları bir tarafa bıraktı ve Fatih Terim’i hedef alan bir açıklama yaptı.
Bu işlerden çok iyi anlayan hinoğluhin bir dostuma sordum:
“Neler oluyor? Bu işin mantığını anlamadım ben. Acaba Hacıosmanoğlu, Fatih Terim’le ilgili yanlış bilgilendirilmiş olabilir mi?”
Hinoğluhin dostum, bana küçümser bir edayla şöyle bir baktı.
Ve şunları söyledi:
“Bak arkadaş. Futbolun kendine özgü dinamikleri vardır. Sen bu dinamiklerin farkında değilsin. Fatih Terim’in söylediklerinde sorun yok. Sorun, böyle bir ortamda Fatih Terim’in kafayı çıkarmasında. Hacıosmanoğlu, Terim’in kafayı çıkarmasının ne anlama geldiğinin farkında. Tepkisini ona göre veriyor.”
Hiçbir şey anlamadım.
Hiçbir şey anlamadığımı da söyledim.
Hinoğluhin dostum, beni iyice aşağılayarak şöyle dedi:
“Bu iş senin sandığından çok daha karmaşık. Bence sen bu topa hiç girme. Konuyu kavrayabilmen için futbolun en karanlık dehlizlerinde en az 11 sene geçirmen lazım.”
Kendimi savunmaya bile gerek duymayıp sessizce ortamı terk ettim.🤨