SAĞLIKTA ASIL İHRACAT KALEMİ GÜVEN
BAZEKOL Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baz ile konuşuyorduk. Dikkatimi çeken bir cümle kurdu.
“Sağlık artık yalnızca bir hizmet alanı değil; ülkelerin geleceğini belirleyen stratejik sektörlerden biri.”
Gerçekten de son 20 yılda Türkiye’nin sağlık alanında sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşadığını görüyoruz.
Bir zamanlar ağırlıklı olarak kendi vatandaşına hizmet vermeye çalışan bir sistem vardı.
Bugün ise dünyanın birçok ülkesinden hasta kabul eden, sağlık hizmeti ihraç eden ve sağlık turizminde önemli bir oyuncu haline gelen bir Türkiye var.
Rakamlar da bunu gösteriyor.
2025 yılında Türkiye yaklaşık 1.5 milyon uluslararası sağlık ziyaretçisi ağırladı.
Sağlık turizminden elde edilen gelir ise 3 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Sektör temsilcileri önümüzdeki dönemde ziyaretçi sayısının 2.5 milyona, gelirin ise 6 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor.
Ancak Mehmet Baz’a göre asıl önemli olan rakamların kendisi değil; Türkiye’nin oluşturduğu güven.
“İnsanlar artık yalnızca maliyet avantajı nedeniyle gelmiyor” diyor ve ekliyor.
“Hekimlik kalitesi, altyapı, erişilebilirlik ve hizmet deneyimi de tercih nedeni haline geldi.”
Bu tespit önemli. Çünkü sağlık turizmi uzun süre fiyat avantajı üzerinden konuşuldu.
Oysa bugün gelinen noktada rekabet sadece maliyetle açıklanamıyor.
Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri insan kaynağı.
Mehmet Baz da özellikle bu konuya dikkat çekiyor.
Mehmet Baz
“Teknoloji çok önemli ama sağlık sektörünün merkezinde hâlâ insan var.”
Gerçekten de güçlü hekimlik geleneği, yüksek vaka deneyimi ve yetişmiş sağlık profesyonelleri Türkiye’nin önemli rekabet avantajları arasında yer alıyor.
Bunun üzerine son yıllarda yapılan teknoloji yatırımları eklendiğinde ortaya güçlü bir ekosistem çıkıyor.
Peki bundan sonra ne olacak?