DOLARA DUYARLILIK OLDUKÇA YÜKSEK
Savaş ile birlikte altın yerine yeni güvenli liman dolar olmuştu. Bu açıdan piyasaların yönü konusunda petrol fiyatları kadar dolar da yakından takip ediliyor. Dip not olarak vermek gerekirse; Tükiye ağırlıklı olarak Euro Bölgesi’ne ihracat yapan ve dolar ile borçlanan bir ülke. Dolardaki değerlenme bu açıdan bakılınca bir dezavantaj içeriyor. Gerçi dünyada dış ticaretin ve dış borçlanmaların yarısı veya yarısından biraz fazlası dolar üzerinden gerçekleşiyor. Yine merkez bankaları rezervlerinde de aynı tablo söz konusu. Özetle, dolardaki dalgalanmalara duyarlılık oldukça yüksek.
Geçen hafta Avrupa ve Japonya merkez bankaları toplantıları da yakından izlendi. Her iki toplantıdan da faiz artırım kararı geldi. Beklenti dahilinde olduğu için etkileri sınırlı kaldı. Ancak toplantı sonrası yapılan açıklamalardan faiz artırımlarının devam edebileceği öngörüleri öne çıktı. Enerji maliyetleri düşer bu durum enflasyona yansırsa faizle ilgili beklentiler de değişebilir. Halen Avrupa ve ABD’de mevcut enflasyon (TÜFE), merkez bankaları faizlerinin üzerinde. Enflasyon gerilemez ise faiz artırım olasılıkları yüksek kalmaya devam edecek.
TCMB ENFLASYONDA DÜŞÜŞÜN SÜRMESİNİ BEKLİYOR
GEÇEN hafta TCMB toplantı özetleri yayınlandı. TCMB, faizi sabit tuttuğu haziran toplantısına yönelik özetlerde, enflasyonun ana eğiliminde düşüşün haziran ayında da devam ettiğini belirtti. Bu durum olumlu algılandı ve Borsa İstanbul’da banka hisseleri başta olmak üzere yükseliş getirdi. Mayısta mevsimsellik etkisiyle gıdada düşüş başlamıştı. Haziran ayında da enflasyon düşerse 23 Temmuz toplantısı için TCMB’nin faiz indirim beklentisi güç kazanabilir. Enerji maliyetlerinde düşüşün devam etmesi ve döviz kurlarının mevcut seyrini koruması şartıyla diye bu noktada bir ‘şerh’ koymakta yarar var. Bu durum önümüzdeki dönemde piyasalar için bir çıpa işlevi görebilir ve borsadaki çıkışa katkı yapabilir.