Devamlılık, süreklilik, bir şeylerin gediklisi olma derdimiz yok. Sürekli dersimize çalışma, devamsızlık yapmama, varlığımızı sürdürme gibi taraklarda bezimiz yok.
Ülken ve bayrağın için en iyisini istemekle ülken ve bayrağın için aynı ülkü etrafında birleşebilmek lafla olmuyor.
Ülken ve bayrağın için işler iyi gitmediğinde ilk fırsatta ülke ve bayrak hissini tarumar ederek yapıcı bir rol oynanmıyor.
“Biz vasat istemiyoruz” diye savunma yapmak ise “gaslighting” yapmaktan öteye gitmiyor.
Bir kendimizi sorgulayalım...
İRAN’IN HARCAYACAĞI ŞANS
SANIYORUM bu hafta Trump’ın geçen sene yaşadığı Epstein skandalından bu yana en zor haftası olmuştur.
Anlaşmaya varılan mutabakat zaptı ve atılan imzalardan sonra sızan 14 madde akabinde eş zamanlı olarak hem İsrail’de hem de ABD’de Trump topa tutuldu.
İsrailli Yahudisi, Amerikalı Yahudisi, Demokratı Cumhuriyetçisi hep bir ağızdan Trump’ı yerden yere vurdu.
Amerikan tarihinin en utanç verici anlaşması olarak bile yorumlanan bu zapta destek çıkmak, gülünç duruma düşmekle eşdeğer hale dahi geldi.
*
Hatta hafta içi işler o kadar olağanüstü bir hal aldı ki...
Hem Trump hem de JD Vance, ABD tarihinde görülmemiş şekilde, İsrail’e ve Netanyahu hükümetine ayar üstüne ayar vererek “kapayın çenenizi” tarzında açıklamalarda bulundu.
O da yetmedi...
Trump “En İran’cı benim” diyecek yorumcuları mahçup edecek şekilde argümanlarını sıraladı:
- İran’ın balistik füzesi olabilir. Hakkıdır. Başkalarının varsa onların da olmalı.