ŞEHRİN KADERİNİ BAZEN İKİ İNSAN DEĞİŞTİRİR
BÜYÜK organizasyonların gerçek kahramanları çoğu zaman sahnede olmaz; perdenin arkasındadır.
Türkiye öyledir.
Konseri alkışlarız; festivali överiz, bir sanatçıyı konuşuruz.
Ama o hikâyeyi mümkün kılan insanları çoğu zaman görmeyiz.
Akra Caz Festivali’nin arkasında da böyle iki isim var.
Haydar Barut ve Kadir Dursun.
Kadir Dursun’u uzun yıllardır tanırım.
Türkiye’de kültür ve sanat dünyasında çok insan onun adını bilir ama kamuoyu pek bilmez. Çünkü o görünmeyi sevenlerden değildir. Sahnenin önünde değil, arkasında durmayı tercih eder. Oysa Türkiye’de bugün çok sevdiğimiz birçok sanat etkinliğinde onun emeği vardır.
İyi organizasyonun bir özelliği vardır; varlığını hissettirmez, her şey doğal görünür.
Sanki kendiliğinden olmuş gibi gelir.
İşte en zor olan da budur.
Kadir Dursun’un yıllardır yaptığı iş biraz buna benziyor.
Gösterişe kaçmadan ama kalıcı iz bırakarak.
Haydar Barut ise hikâyenin başka tarafında duruyor.
Sadece yatırım yapan bir iş insanı değil; şehirle ilişki kuran bir iş insanı.
Birisi o hikâyeye inanmış; diğeri o hikâyeyi organize etmiş, iki kişi.🤨