SURİYE İYİLEŞME SÜRECİNDE
BEŞAR Esad’ın 14 yıl süren iç savaş sonrasında devrilmesinde kilit rol oynayan Ahmed Şara, şimdi Geçici Cumhurbaşkanı olarak toprak bütünlüğünü sağlama, Sünni, Şii, Kürt, Dürzi ve Hıristiyan toplumlarını bir arada tutmaya çalışırken, bir yandan da ekonomik toparlanma, yeniden inşa süreci için adımlar atmaya çalışıyor.
Öyle ki, komşu Irak, İran ve Lübnan’da zaman zaman savaşların harlandığı durumlarda bile Şam yönetimi, ateşi üzerine çekebilecek adımlardan uzak durmaya çalıştı. İsrail, Suriye’nin güneyinde işgali genişletecek hamleler yaptığında dahi Şam temkinli tutumunu sürdürdü.
ŞARA’NIN AÇIKLAMALARI
ŞARA en son geçen hafta Fransa’da yapılan G7 zirvesinde Başkan Trump ile görüşme fırsatı bulmuştu. Önceki gün Dubai merkezli el-Meşhed televizyon kanalına konuşan Ahmed Şara, Trump’ın sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi. “Suriye’nin geçmişte Lübnan’a yaptığı askeri müdahale anlayışına dönmek istemiyoruz” dedi. Lübnan’daki sorunların yalnızca bombalar, yıkım ve göçle çözülemeyeceğini söyleyen Şara, ekonomi, siyasi ve sosyal adımlara da ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Muhtemelen Şara, bu sözleri daha önce Trump’a da söylemişti.
BEYRUT, ŞAM’IN KAPISI
ŞARA özetle Lübnan’a stratejik vizyonunu değiştirme, iki ülke arasında ekonomik işbirliğini arttırma önerisinde bulunuyor. Lübnan’ın yararına olacaksa bir zamanlar Esad’ın yanında yer alan Hizbullah ile de masaya oturabileceklerinin işaretini veriyor. “Tarihsel olarak Beyrut, Şam’ın limanı, Trablusgarp ise Humus’un deniz kapısı olmuştur” diyerek komşu ülkeye ticaret ve lojistik hatların geliştirilmesi için birlikte çalışmayı teklif ediyor. “Amacımız, her iki ülkeye de fayda sağlayacak ve kalkınma ile ekonomi alanlarında işbirliği için yeni kapılar açacak barışçıl ve ortak çözümler bulmaktır” diyor.
LÜBNAN’DAKİ TABLO
PEKİ Lübnan’daki hava nasıl? Lübnan, Hizbullah saldırılarını gerekçe göstererek ülkenin güneyini kısmen işgal eden İsrail ile sürdürülebilir ateşkes sağlamaya çalışıyor. Ancak İsrail’in Hizbullah tehdidinin ortadan kalkmadığını savunarak Lübnan’daki işgalini sürdüreceği anlaşılıyor. Beyrut aynı zamanda Şam yönetiminin Lübnan-Suriye sınırındaki tedbirlerine rağmen kaçakçılar vasıtasıyla İran üzerinden Hizbullah’a gelen silah desteğinden de rahatsız. Aslında Şam da Hizbullah’ın bölgedeki askeri gücünü bir güvenlik tehdidi olarak görüyor ve örgütün silah bırakarak siyasi bir partiye dönüşmesinden yana. İran’ın vekil gücü olarak görülen Hizbullah ise İsrail’e karşı Lübnan’da tek caydırıcı unsur olduğunu savunarak silah bırakma çağrılarını reddediyor.