TOPLUMUMUZUN MİMAR VE MÜZİSYEN KAYBI
Mimarlıktan ve tiyatrodan nasibini alamayan, mimarlarına ve tiyatrocularına değer veremeyen son 46 yılın bir geçiş toplumuyuz güya... Son 50 yılda toplumumuzun, nüfusumuzun, bilimimizin, sanatımızın gelişimine göre uygun mekânlarımızın inşa edilmesi, tasarlanması yerine şekilsiz, amorf AVM ve kapalı arena gibi salonlar inşa edildi, neden? Bu konuda başta İlhan Tekeli gibi düşünür şehir plancısı, mühendis ve mimarlar ile belediyelerimiz bir sempozyum düzenlemeliler.
Bu ‘kıtlığa’ halkın mimar kaybı demek gerekiyor. Mimarlar artık lüks yapılar tasarlıyor, zengin oluyor, halk ve ulusal kültür mimarlardan, mimarlar zenginler halktan uzaklaşıyor. Bünyeleşmiş bir bütün olamıyoruz. Siyasi iktidarın kutuplaştırmasına gerek kalmıyor bile!
- Bu gibi sanatçılarımız yok artık. Niye yetişmiyor? Evet nerede Adnan Saygun? Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele yazan tek ünlü bestecimiz... Nusret Fişek, İlhan Tekeli, Doğan Kuban gibiler çok azaldı. Müzik alanında böyle kültür, toplum, ulus inşa yazıları yazan düşünür kompozitörlerimiz vardı. Popüler olmayan, Cengiz Tanç, İlhan Usmanbaş vardı...
Sanırım mimarlar daha çok AVM işlerinden kazanıyor. Müzikten, tiyatrodan, operadan, sinemadan değil. Ve radyo binası gibi, insanın yakından bakınca algılayamayacağı kadar geniş cepheli şehir hastaneleri mimari projeleri... Görünür olan müzik binası yeterli mi? Gösterişçilik, imaj kaygısı belki de konser resital salonlarımızın akustiğine (tasarım olarak) odaklanmamızı engelliyor.🤨