AHMET PİRİŞTİNA’YI ÖZLEDİM
ADI geçmişken yazmak istedim.
Ahmet Piriştina’yla 1978 yılında tanıştım ve aramızdan ayrılıncaya kadar hep dost kaldık.
15 Haziran 2004’te, çok genç, 52 yaşındayken kaybettik.
Ben Piriştina’yı hem insan hem de başkan olarak çok sevdim.
Nedeni de söyleyeyim.
Piriştina rozetsiz siyaset yapan biriydi. Sokaklardaydı, halkın içindeydi, halkla beraber belediyeyi yönetmeyi seviyordu. Kente hakimdi, insanların beklentilerini iyi biliyordu. Ve en önemlisi siyasette kullandığı dil hep kucaklayıcı, birleştiriciydi.
Siyaset elbette önemli, belirleyici;
hele halk için, halkla birlikte yapıldığında
çok daha değerli.
Türkiye’nin de istediği, beklediği bu...
O yüzden Ahmet Piriştina’yı özledim.🤨