Merkez Bankası sınırdan muaf: Bu kredinin en kritik özelliği, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve hazine garantili kefalet kapsamında olduğu için Merkez Bankası’nın bankalara koyduğu o kredi artış sınırlamalarına tabi olmaması. Yani bankaların bu krediyi kullandırmak için yasal limiti var, bu da piyasada ‘taze para’ anlamına geliyor.
Nispeten uygun faiz: Serbest piyasada, ticari kredi bulabilen firmalar bile şu an yüzde 50-60’ları, hatta bazen daha yüksek faiz oranlarını görebiliyor. Nefes Kredisi’nin sunduğu yüzde 34 ve yüzde 36’lık faiz oranları, mevcut enflasyonist ortamda ve piyasa gerçeklerinde KOBİ’ler için oldukça cazip ve sübvanse edilmiş bir maliyet sunuyor.
6 ayı ödemesiz uzun vade: Nakit akışı sıkışan işletmeler için 6 ay boyunca anapara ödemeyecek olmak süper bir nefes alma alanı yaratıyor. Ayrıca toplam vadenin 48 aya kadar uzatılabilmesi, aylık taksit yükünü hafifletiyor.
Teminatlar KGF’den: KOBİ’lerin bankalardan kredi alırken yaşadığı en büyük problem gayrimenkul veya varlık teminatı gösterememek. Bu kredide Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti devreye girdiği için, teminat yetersizliği olan küçük işletmeler de kolayca sisteme dahil olabiliyor.
Özetle piyasada kredinin hem çok pahalı hem de kelimenin tam anlamıyla “zor bulunduğu” bir dönemde; yüzde 34-36 faizle, 6 ay ödemesiz ve devlet garantili 3 milyon TL’lik bir limit, KOBİ’ler için piyasada bulunabilecek en rasyonel “can suyu” konumunda. Umarım görüşmeler olumlu sonuçlanır ve toplam limit bir an önce 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkar. Böylece bu zor dönemde çok daha fazla KOBİ bu cazip krediden faydalanma imkânı bulur.🤨