FAZLA BÜYÜTÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) mesela AB’den daha toleranslı. Borda yaklaşık 2.4 mg/L seviyelerini sağlık açısından referans alıyor. 18 yaş üstü bireylerde günlük bor alımı için tolere edilebilir üst alım düzeyi yaklaşık 20 mg/gün olarak kabul ediliyor. Konuşulan örnekte yaklaşık 2 mg bor bulunduğu söyleniyor. Bu durumda tolere edilebilir üst sınıra ulaşabilmek için yaklaşık 10 şişe maden suyu tüketmek gerekir.
Bu konu bence, Türkiye’de gereğinden fazla büyütülüyor. Pestisit nedeniyle geri dönen ya da ihraç edilemeyen ürünler gibi çok daha önemli gıda güvenliği sorunları yeterince konuşulmazken, bunun bu kadar gündem olmasını şaşırtıcı buluyorum. Ayrıca sadece firma değil, bu işin düzenleyici kurumu olan Sağlık Bakanlığı’nın da yeni analizlerle kamuoyunu bilgilendirmesi şart.”
KARARINDA ALINAN BOR SAĞLIK İÇİN GEREKLİDİR
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya ise borun sağlıklı yaşam için gerekli bir besin elementi olduğunu söylüyor: “Fazlalığı gibi eksikliği de zararlı” diyor ve şöyle devam ediyor: “Vücutta depolanmayan, dışarıdan; madensuyu, meyve, sebze, baklagil, kuruyemişlerden alınabilen bir mineraldir bor. Fakat her şeyde olduğu gibi, burada da doğru doz önemlidir ve bor da doğru dozlarda alındığında sağlığa çok faydalıdır. Demir, çinko veya iyot gibi esansiyel bir besin öğesi olarak kabul edilmese de kemik sağlığı, böbrek fonksiyonları ve prostat kanserinin önlenmesi ve tedavisinde, östrojen ve testosteron fonksiyonlarında etkilidir. Günlük 5-10 mg’a kadar alınabilir.
Özellikle yazın terleme ile vücutta ciddi bir elektrolit kaybı yaşanır; baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik gibi hissiyatlar oluşabilir. Bunun yaşanmaması için sağlıklı bireyler günde 2-3 şişe tüketebilir. Fakat hipertansiyon ya da böbrek yetmezliği gibi sodyum alımını kısıtlayacak bir durum sözkonusu ise içeriğinde sodyum olmayan mineralli madensuları tercih edilmelidir.
Madensuyu asitli bir içecek değildir. İçinde midede asit oluşumunu engelleyen bikarbonat vardır. Bu sebeple mide yanması-ekşimesi problemlerinde rahatlıkla tercih edilebilir. İçerisindeki magnezyum, flüorür ve kalsiyum gibi değerli mineraller sayesinde hamilelik dönemi sık karşılaşılan krampların azaltılmasında, menopozda ise kemik sağlığını korumada önemli bir destekçidir.”
AROMALI OLANLARI TERCİH ETMEYİN
Dr. Kaya’nın bir de önemli uyarısı var:
“Piyasada şeftalili, çilekli diye satılan aromalı madensularını, üzerinde ‘light’ yazsa dahi tercih etmeyin. İçinde ya rafine şeker ya da tatlandırıcı var; ki her ikisi de kimyasaldır. Madensuyunu illa tatlandırmak istiyorsanız içine limon atın ya da elmanızı, çileğinizi, nanenizi koyup, kendiniz yapın, şekeri meyveden alın.”😐