"Günümüzde yeni eşyalar antika diye satılıyor"
Turizmin gelişmesiyle birlikte antikacı dükkanların sayısının arttığını belirten Özaslan, "Günümüzde herkes eski eşyaya antika diyor. Oysa her eski eşya antika değildir. 50 yıllık bir eşya eski olabilir ama antika sayılmaz. Gerçek antika dediğimiz eserler genellikle 100-150 yıllık ve daha eski eserlerdir. Osmanlı dönemine ait kılıçlar, bıçaklar ve çeşitli objeler buna örnek olabilir. Turizmin gelişmesiyle birlikte antikacı dükkanlarının sayısı arttı. Ancak birçok kişi yeni eşyaları antika diye satıyor. Antikacı olmak sadece dükkan açmakla olmaz. Gaziantep’te onlarca antikacı var ama hiç biri antikadan anlamıyor. Antikacı, Roma, Yunan, Bizans, Hitit, Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserleri birbirinden ayırt edebilen kişidir. Bugün bazı kişiler 15-20 yıl önce yapılmış eşyaları ya da Gaziantepli bakır ustalarının 30 yıl önce ürettiği ürünleri antika olarak pazarlıyor. Oysa bunlar antika değil, eski ev eşyalarıdır" ifadelerini kullandı.
"Gerçek antika ile sonradan eskitilmiş ürünleri ayırt etmek şart"
Antika almak isteyen vatandaşların dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Özaslan, "Antika almak isteyen vatandaşların çok dikkatli olması gerekiyor. Gerçek antika ile sonradan eskitilmiş ürünleri ayırt etmeleri şart. Cumhuriyet dönemi ya da İngiliz, Fransız eski eşyalarında eski ile yeni birbirine karışmaz. Eski eserlerin kendine özgü bir yaşanmışlığı ve dönemin izlerini taşıyan doğal bir eskiliği vardır. Sonradan eskitilmiş ürünler ise bunu taklit eder. Bir diğer yanlış da eşyaların geçmişiyle ilgili anlatılan hikayelerdir. ‘Bu eşya Osmanlı paşasından kaldı’, ‘ağanın malıydı’ gibi söylemler çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Çünkü bir eşyanın kimden kaldığını kesin olarak bilmek çoğu zaman mümkün değildir" diye konuştu.