9 kez Gazi Kupası kazanan efsane jokey Mümin Çılgın: Hayatım atlarla rüzgâr gibi geçti
Cumhuriyet kurulduğundan beri kesintisiz devam eden, Türkiye’nin en önemli spor faaliyetlerinden Gazi Koşusu 100 yaşında... Bugün Veliefendi Hipodromu’nda yapılacak yarış öncesi Gazi Koşusu kupasını dokuz kez kaldırarak ‘En çok Gazi Koşusu kazanan jokey’ unvanını hâlâ elinde bulunduran, atçılık dünyasının efsane isimlerinden, ‘Hoca’ lakaplı Mümin Çılgın ile buluştuk. Hem kendi hayat hikâyesini hem de yalnızca iki dakika süren ama maddi ve manevi ağırlığı çok, Türkiye’nin en heyecanlı ve köklü yarışlarından birinin tarihini dinledik.
Bundan tam bir asır önce Sipahi Ocağı’nın sınırlı olanaklarıyla düzenlenen bir yarış, bugün Türkiye’nin en önemli spor faaliyetlerinden birinin temellerini attı. Atatürk’ün birçok spor dalına ilgi duymasına karşın kendi isminin verilmesini istediği ilk etkinlik; Gazi Koşusu… 10 Haziran 1927’de düzenlenen ilk Türk ‘derbi’sini Mustafa Kemal Atatürk, Ankara Hipodromu’nda izledi. Bugün Gazi Koşusu, o mütevazı günlerin ilk heyecanını kaybetmeden, çok daha gelişmiş koşullarda 100. kez Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleşiyor…
Bu özel etkinlik öncesinde, atçılık dünyasının ‘Hoca’ lakabıyla anılan efsane jokeylerinden Mümin Çılgın ile beraberiz… Bize sahaların tecrübeli isimlerinden, ‘Tempo Üstadı’ lakaplı Sadettin Boyraz eşlik ediyor. İkisi de Gazi Koşusu kupasını eline alma şerefine nail olmuş isimler. Boyraz iki kez, Çılgın tam dokuz kez! Gazi Koşusu kupası kazanmak nasıl bir duygudur? Mümin Bey: “Adı üstünde; Gazi Koşusu’nun üstünde başka koşu yoktur” diye cevaplıyor: “Herkes bu yarışa bağlanır. Muvaffak olmak için canla başla çalışır. Dokuz sefer aldık ama onun içinde 40 yıllık emek var.” Eski albümleri açıyoruz...
‘KİMSESİ YOK YA DÜŞERSE’
Mümin Çılgın, 1938 yılında Tekirdağ’ın Yeşilsırt Köyü’nde yoksul bir ailenin üç çocuğundan biri olarak doğuyor. Altı yaşında annesini, sonra babasını kaybediyor. Ona dedesi bakıyor. Okulu üçüncü sınıfa kadar okuyabiliyor. Sonra bir nalbantın yanına veriliyor. Ustasının teşvikiyle ata binmeye başlıyor. 46 kilo ufacık bir genç adam. Mümin Bey, “Daha çocuğum, kimim kimsem yok” diye anlatıyor: “Dedeciğim nalbanta ‘Düşse, sakat olsa buna kim bakacak? Kimi, kimsesi yok’ dedi. Ben de ‘Dede, bir şey olmaz’ dedim. Düştük, kalktık, bindik!”
3-KÖY DÜĞÜNLERİNİN ŞAMPİYONU
Dedesi endişelenmekte haklıydı çünkü eyersiz bindikleri atla köy düğünlerinde yarışlarında hep birinci oluyordu. Mümin Bey, “Sonra Veliefendi’de atlara eyerle binildiğini görünce çok şaşırmıştım” diyor: “O zaman küçücük çocuktum. Sonra sahaya indik… Veliefendi’ye geldiğimde Mehmet Emin Özel diye bir jokey elimden tuttu. Beni İzmir’de William Giraud ekürisinde, dönemin iyi antrenörlerinden Sedat Evliyazade’nin yanına verdi.”
EN İYİ ATIM ‘NADAS’TI
Çılgın, ilk yarışını 5 Mayıs 1956’da Başbakan Adnan Menderes’in sahibi olduğu ‘Dilamiye’ adlı atıyla kazanıyor. On yarış kazandıktan sonra jokeyliğe terfi ediyor. Kazandığı dokuz Gazi Koşusu kupasından ilki de bundan dört yıl sonra 1960 yılında geliyor: “İlk Gazi’yi ’Helene De Troia’ ile kazanmıştım. O zaman gençsin, Gazi kazanmak için can atıyorsun. Daha sonra dokuz kez daha kazandım. En iyi atım Nadas’tı. Benim gözümde efsane bir attı, hayal atımdı. Atatürk Barajı’nı yapan Ahmet Cemal Kura’nın atıydı.” ‘En çok Gazi Koşusu kazanan jokey’ unvanı hâlâ Çılgın’da, onu bugüne kadar geçebilen olmadı… 🙄